takipçi satın al instagram takipçi satın al instagram beğeni satın al twitter takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al takipci33.com
Kasa Galeri, beden ve zihin içinde 'benliğin' keşfi üzerine son sergisini sunuyor
Kasa Galeri, beden ve zihin içinde 'benliğin' keşfi üzerine son sergisini sunuyor

Kasa Galeri, beden ve zihin içinde 'benliğin' keşfi üzerine son sergisini sunuyor

Düşünce tarihi, zihin ve beden ayrılığının çelişkiler, ikilemler ve çıkmazlarla doludur. Belki de en tartışmalı olanı, zihin ve bedenin ayrılabilir olduğunu savunan zihin-beden düalizmidir.

Kültür - Sanat - 2021-03-25 14:13:59 Bu içerik 9614 kez okundu.

 

İnsanoğlu bir şekilde bu inanç içinde akıl ile madde veya özne ile nesne arasındaki ilişkiyi keşfeder. Beden ve ruhun var olmamıza yardımcı olan ayrılabilir gerçekler olduğuna inanma eğilimindeyiz. Bu inançtan, bedenin benliğin yaratılmasında herhangi bir araçsal rolü olup olmadığı, beden ve ruh arasında açık bir ilişki olup olmadığı gibi birçok soru ortaya çıkıyor ...

Sergi “ Show Me Renk İstanbul'un en” Kasa Galeri'de Yekhan Pınarlıgil küratörlüğünde, çok hassas bir şekilde bu ilişkiyi sorguluyor. Sanatçılar Çınar Eslek ve Marguerite Bornhauser ile 2004 yılında aramızdan ayrılan Türkiye'nin modern kültür tarihinin uluslararası üne sahip ve önemli isimlerinden merhum sanatçı Semiha Berksoy bu sorunun aktörleri. Her sanat eserinde beden, benlik, zihin ve ruh aracılığıyla kendini keşfetmenin bir yolunu görüyoruz. Bir bakıma, küratör bize soruyor, her zaman içimizde olanı yansıtıyor muyuz yoksa tam tersi mi?

Beden, varoluş için hem bir sınır hem de bir başlangıçtır. Eslek'in yapıtlarında iç dünyamızın dış dünyaya nasıl yansıdığını görüyoruz. Eslek, benliği görme biçimini betimlemek için pagan benzeri küçük heykeller kullanarak bedeni ve benliği anlamanın yeni bir yolunu açar. Vücudun iz bırakmanın bir yolu olduğuna inanıyor; vücut, gölgelerin ve içgüdülerin saklandığı bir yerdir.

Eslek, "Bu pagan heykeller aracılığıyla ilkel içgüdüleri ifade etmenin bir yolunu yansıtmaya çalıştım" dedi. Öte yandan, inançların ve inançsızlıkların değişebileceğini ve bu inançlar içindeki meta anlatıları nasıl içselleştirdiğimizi keşfetmeye çalışıyor. Vücudun varlığını anlama biçimi, iç benliğin izlerine bağlıdır.

Sahip olduğumuz her karanlık ve her gerçeklik, içten dışa doğru bir yansımadır. Eslek sergide örümcek ağını kullanarak izleyiciye gölgelerde içsel izlerin nasıl yansıdığını gösterirken, bir yandan da dış dünyanın gölgelerinin çoğumuz için ne kadar aldatıcı olduğunu keşfetmenin bir yolu.

Bir başka yansıma yolu ve gerçeklik içindeki sorusu, Bornhauser'in fotoğraf çalışmalarında. Bornhauser, dünyayı görme biçimini belirtmek için ışık ve gölgeler kullanıyor. Katmanlar, renkler ve ten, eserlerinde gördüğümüz ana unsurlardır. Bu unsurları rüya gibi bir söylemde kullanıyor. Fotoğrafları, düşünce ve bedenin canlı ve renkli bir yorumunu tasvir ediyor.

Küratör, Berksoy'un sonsuz yaratıcı sürecini sadece portre çalışmalarını değil, Berksoy'un yazarak ve çizerek iç dünyasını açtığı büyük bir tuval çalışmasını da sergileyerek yeni bir boyut açıyor. Bu çalışmalarda Berksoy'un farklı diller ve farklı yazı stilleri kullandığını görüyoruz. Kadın bedeni çizimi ve yüzlerini kullanımı ham. Onun için bedeni veya yüzü estetik hale getirmeye gerek yok. Hayati önem taşıyan tek şey, dış dünyaya bağlanırken beden ve yüzün nasıl kullanılacağını göstermektir.

Berksoy bedeni kendini yaratmak ve ifade etmek için bir araç olarak kullanıyor. Bedeni ve ruhu asla birbirinden ayırmazken, ikisini de yaratıcı süreci için bir kap olarak kullanıyor. “Show Me Color” sergisindeki işler bize onun yaratıcılığını nasıl ifade etmeye geldiğini gösteriyor.

Gösterinin adı bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Bir şeye dahil olma veya bir şeyi açıkça söyleme niyetini göstermek veya iç dünyadan birine izin vermek veya bir pozisyonu ifşa etmekle ilgilidir. Yani, bir vahiydir ve bir şeyle ortaya çıkar ve iç benliğin gerçekliğini gösterir. Sanatçılar ise beden ve ruh anlayışlarını ve bu düalizmin varlığın ve varoluşun ayrılmaz bir gerçeği olduğunu göstererek bu metaforu kullanırlar.

Sergi 23 Nisan'a kadar görülebilir.

Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER