Gerçekler Ortaya Çıkacak Mı?
SamanyoluHaber - 02.12.2008 11:17
Oray Çalışlar, Şehrin Ortasında Satırla Adam Doğrayan Örgütler Kurabilen Derin Yapılanmayı Ve Hesap Vermesi Gerekenleri Yazdı. Genelkurmay Ve Olmayan ‘jitem'
Susurluk Kazasının Ardından Yani Bundan Tam 12 Yıl Önce ‘jitem' İsimli Bir Örgütün Faaliyetleri Gündeme Gelmişti. Ortaya Çıkan Birçok Belgede ‘jitem' İsimli Bir Örgütten Söz Ediliyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi Susurluk Araştırma Komisyonu Da Söz Konusu Örgütün İsmine Birçok Yerde Ve Belgede Rastlamıştı.
Ergenekon Davası Sırasında Bir Kez Daha Ortaya Çıktı Ki, Jitem Diye Bir Örgüt Vardır. Bu Örgüt Türk Silahlı Kuvvetleri İçinde Kurulmuştu. Güneydoğu'daki Birçok Yasadışı Uygulamanın İçinde De Böyle Bir Örgütün Varlığı Artık İyice Netlik Kazanıyor.
Gazeteci Arkadaşımız Avni Özgürel Haberleri ">Avni Özgürel Bu Konuya Hâkim Olan İsimlerden Birisi. Dünkü Sabah Gazetesinde Ecevit Kılıç'la Yaptığı Söyleşide Veli Küçük İçin Bakın Neler Söylüyor: "(Veli Küçük) Orgeneral Seviyesindeki Askerlerin Bile Ürkerek Telefon Açtıkları Biriydi. Bakmayın Şimdi Cezaevindeki Haline. Görevde Bulunduğu Dönemde O Adının Desturla Anıldığı Bir Adamdan Söz Ediyoruz. Hizbullah Dediğiniz Örgütü Kurmuş Daha Ötesi Var Mı? Türkiye'nin Altını Üstüne Getiren Örgütler Bunlar."
Hizbullah Güneydoğu'da Faili Meçhul Cinayetlerin Ve Yargısız İnfazların Başrol Oyuncusuydu. Şehrin Orta Yerinde Satırlarla Onlarca İnsanın Canına Kıydılar. Köylerde Akıl Almaz İşkencelerin Ortağı Oldular, Yurttaşa Zulüm Yaptılar. Bu Cinayet Örgütünün Bölgedeki Jandarma İstihbarat Merkezlerinde Eğitildiği De O Dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu'nun Raporlarına Girmişti.
Bütün Bunlar Biliniyordu. Güneydoğu'da ‘terörle Mücadele' Adı Altında Devlet Güçlerinin Yasadışı Etkinliklerin İçine Girdiği Ve Bunun Devletin En Tepe Noktalarında Bile Meşru Kabul Edildiği Başbakanlık Teftiş Kurul Raporlarında Yer Aldı. Ergenekon Davası Nedeniyle Şimdi Bunların Bir Kısmının Açığa Çıktığına, Bazı Kurumlarca Kabul Edildiğine Tanık Oluyoruz.
Şimdi Görüyoruz Ki, Hizbullah Örgütünü De Jitem'in Lideri Olarak Bilinen Veli Küçük Kurdurmuş. Bunun Bizim Açımızdan Şaşırtıcı Bir Tarafı Yok. Şaşırtıcı Olan Bir Hukuk Devleti Olduğu Söylenen Türkiye'de Bütün Bunlar Yıllarca Nasıl Yapılabildi?
***
Haydi Bir Dönem Yapıldı. Türkiye Bu Nedenle Çok Ağır Bedeller De Ödedi. Şimdi Her Şey Ortaya Çıktığı Halde Bazı Kesimler Nasıl Bunları ‘meşru' Kabul Edip Savunabiliyorlar? Ergenekon Davasının Derinleşip Devlet İçindeki Kara Noktaları Ortayı Çıkarmasından Veya Çıkarabileceğinden Neden Endişeleniyorlar? Resmi Makamlar İse Bunu Nasıl Görmezden Geliyorlar? Tbmm Susurluk Araştırma Komisyonu Üyeliği Yapan Fikri Sağlar, Bu Konuda Önemli Çağrılarda Bulunuyor Ve Cumhuriyet'ten Türey Köse'ye Şunları Söylüyor: "Dava Asıl Yönelmesi Gereken Yere Yönelmeli, Mehmet Ağar Yargılanmalı, Mehmet Eymür Haberleri ">Mehmet Eymür Tekrar Dinlenmeli, Kontrterör Merkezi Ve Jitem'le İlgili Olarak Dönemin Genelkurmay Başkanı Bildiklerini Söylemeli."
‘jitem' Eskiden Vardı, Şimdi Hâlâ Devam Ediyor Mu?
Etmiyorsa Tasfiye Edildi Mi? Edildiyse, Bu Örgütlenmenin Yarattığı Tahribatın Ve Yasadışı Faaliyetlerin Türk Silahlı Kuvvetleri İçinde Sorgulaması Yapıldı Mı?
Türkiye Gelişmiş Demokratik Bir Ülke Olsa Bütün Bu Soruların Cevabını Alacağımıza İnanırız. Biliyoruz Ki, Bu Soruların Cevabını Daha Uzun Süre Alamayacağız. 1996 Yılında Susurluk Kazasının Ardından Genelkurmay ‘jitem Diye Bir Şey Yoktur' Açıklamalarında Bulunuyordu. Jandarma Komutanları Meclis'e İfade Vermek Lütfunda Bulunmuyorlardı.
Şimdi Kim ‘jitem' Yok Diyebilir? 11 Senede Dolaylı Olarak Da Olsa Bu Örgütün Varlığının Kabul Edildiğine Tanık Oluyoruz. Şimdi Yapılması Gereken Bu Örgütün Ve Bu Örgütün Çevresinde Oluşan Yasadışı Faaliyetlerin Ortaya Çıkarılması Ve Sorumlularından Hesap Sorulması.
Ergenekon Davası Bu Alana Yöneldikçe Daha Çok Anlam Kazanacaktır.
Görünen O Ki, Süreç Bu Gerçeklerin Ortaya Çıkması Yönünde İlerliyor. Gelecekteki Felaketleri Ve Acıları Önleyebilmek İçin Geçmişin Hesabının Ciddi Bir Şekilde Sorulması Gerekiyor.
En Çok Da Türk Silahlı Kuvvetlerinin Yönetimine Bu Konuda Görev Düşüyor.
Tabii Yargıya Da...
Medyaya Da...
Oral Çalışlar Haberleri ">Oral Çalışlar - Radikal
Haber detayı için tıklayın
|
|
| Veli Küçük
Veli Küçük (d. 1944, Türkmen köyü, Gölpazarı, Bilecik[1]) emekli jandarma tuğgenerali, JİTEM'in kurucusu.[2] Edirne, Van, Eskişehir, Ağrı ve Kocaeli il jandarma alay komutanlıkları görevlerinde bulundu. 1996'da generalliğe terfi etti. General olarak Karadeniz'de Giresun'da konuşlandırılan Giresun Bölge Komutanlığı'nın kuruluşunu tamamlayarak 2 sene Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı görevinde bulundu. Çanakkale Tugay Komutanlığı görevinde iken, tugayı Bilecik iline naklettirdi. Bilecik'ten 2000 yılında tuğgeneral rütbesindeyken emekli oldu.[1]
Adı ilk kez Susurluk davası ile gündeme gelen Küçük, Abdullah Çatlı'nın ölmeden önce telefonla görüştüğü son kişiydi. TBMM Susurluk Komisyonu tarafından çağrılan Küçük ifade vermeye gitmemişti. Bu dönemde davanın kilit isimlerinden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın kullandığı cep telefonunun Küçük'ün üzerine kayıtlı olduğu saptanmıştı.[3]
Adı Ermenistan'a yönelik kontragerilla örgütlenmesine de karışmıştır. Kızılelma koalisyonunun mimarlarındandır. Hrant Dink'in 301'den yargılanmasında baş rolü oynayan Kemal Kerinçsiz ile birçok defa görüntülenen Küçük, Dink'in avukatı Erdal Doğan'ın iddialarına göre Dink'i telefonla tehdit etmişti. Veli Küçük'ün 2006 yılında gerçekleştirilen Danıştay saldırısının tetikçisi Alparslan Arslan ve aynı saldırıya adı karışan Muzaffer Tekin ile birlikte çekilmiş fotoğrafları da basına yansımıştı. Veli Küçük son olarak 22 Ocak 2008 günü sabaha karşı 3 sularında Ergenekon örgütüne yönelik düzenlenen Ergenekon operasyonunda gözaltına alındı[3] ve 26 Ocak'ta "halkı isyana tahrik" suçundan tutuklanarak ceazevine kondu.[4] Yeni Şafak gazetesinin 29 Ocak 2008 tarihli haberine göre gözaltına alınırken cep telefonuyla bir dizi üst düzey komutanı arayarak yardım istemişti.[5] ermanistana karşı uyguladığı kontragerilla yoluyla 95 de reslara karşı savaşmıştır
Kaynak
^ a b Veli Küçük. 28 Ocak 2008 tarihinde erişildi.
^ Bahar Kılıçgedik (28 Ocak 2008). "JİTEM'i ben kurdum itirafı". Taraf: 12.
^ a b Darbecilere operasyon. 28 Ocak 2008 tarihinde erişildi.
^ Veli Küçük tutuklandı. 28 Ocak 2008 tarihinde erişildi.
^ Gözaltına alınırken etkili dostlarını aradı. 30 Ocak 2008 tarihinde erişildi.
Bir Türk'ün biyografisi olan bu madde bir taslaktır. İçeriğini geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
| | Oral Çalışlar
| | Oral Çalışlar
Oral Çalışlar (d. 14 Aralık 1946, Tarsus) , gazeteci, yazar. Cumhuriyet gazetesinde Sıfır Noktası adlı köşenin yazarıdır.
14 Aralık 1946'da, Tarsuslu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Liseyi Tarsus Amerikan Koleji ve Tarsus Lisesi'nde tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde bir yıl okuduktan sonra (1966) İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ne geçti. 1968 Haziran işgallerinde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla birlikte İstanbul Üniversitesi'nin işgaline katıldı. İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi'nin işgal komitesi başkanı oldu. 29 Ekim ve 10 Kasım 1968 tarihleri arasında Deniz Gezmiş, Kazım Kolcuoğlu, Doğu Perinçek ve Cengiz Çandar gibi isimlerle Samsun'dan Ankara'ya "Tam Bağımsızlık İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü"ne katıldı.
1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bu okulun Sosyalist Fikir Kulubü başkanlığını, Ankara Üniversitesi Öğrenci Birliği genel sekreterliğini ve Devrimci Gençlik Merkez Yürütme Kurulu üyeliğini yaptı. 1967'de yayına başlayan Türk Solu, 1968'de yayına başlayan Aydınlık dergilerinde yazılar yazdı. Aydınlık yazı kurulu üyeliği yaptı. 12 Mart 1971 darbesinden sonra tutuklandı. 1974 yılında çıkarılan af kanununa kadar üç yıl hapiste yattı.
1978'de yayınlanan günlük Aydınlık gazetesinin genel yayın yönetmeniydi. Türkiye İşçi Köylü Partisi'nin başkanlık kurulu üyesi oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle yeniden tutuklandı. Kaçaklık ve hapis günlerinden sonra Ağustos 1988'de serbest bırakıldı. 1990 ve 1992 yılları arasında Hamburg Senatosu'nun davetiyle Hamburg'da kaldı. Kasım 1992'den bu yana Cumhuriyet gazetesinde çalışıyor. Çeşitli televizyon programları hazırladı.
Aralarında İslam'da Kadın ve Cinsellik, Hz. Ali - Muaviye Çatışması İslamın Doğuşu ve İlk Ayrılıklar ve 12 Mart'tan 12 Eylül'e Mamak olmak üzere yayınlanmış 18 kitabı bulunuyor. Çok sayıda gazetecilik ve araştırma ödülü sahibidir.
Gazeteci İpek Çalışlar'la evli, yazar Reşat Çalışlar'ın babasıdır.
Kitapları
- Öcalan ve Burkay'la Kürt Sorunu (1993)
- İslam'da Kadın ve Cinsellik (1994)
- Refah Partisi Nereden Nereye (1995)
- Hz. Ali - Muaviye Çatışması İslamın Doğuşu ve İlk Ayrılıklar (1995)
- Kadınların İsveç'i (1997, Gürhan Uçkan ile)
- Fethullah Gülen'den Cemalettin Kaplan'a (1997)
- Portreler (1999)
- Umut Peşinde Mina Urgan'dan Manol Usta'ya (2000)
- Sol Geleceği Tartışıyor (2000, Barış Doster ile)
- İslamiyet Üzerine Söyleşiler (2001)
- 12 Mart'tan 12 Eylül'e Mamak (2001)
- Kadınlara Dair (2002)
- 68 Anılarım (2003)
- İran Bir Erkek Diktatörlüğü (2004, İpek Çalışlar ile)
- Ecevit, Türkeş ve Erbakan'la Cezaevi Günleri (2004)
- İslamcılığın Üç Kolu (2006, Tolga Çelik ile)
- 12 Eylül ve Andıçlanan Gazetecilik (2006)
- Denizler İdama Giderken (2008)
Kaynakça
Gazeteci ile ilgili bu madde bir taslaktır. İçeriği geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
| | Fikri Sağlar
Fikri Durmuş Sağlar Mersin 1953 doğumludur. Hacettepe Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesinden mezun olmuştur. 17.18.19. dönemlerde Milletvekili olmuştur. Fikri Sağlar Mecliste önce Sosyaldemokrat Halkçı Parti(SHP)'yi ardından Cumhuriyet Halk Partisi(CHP)'ni XVII., XVIII., XIX. ve XX. Dönemlerde İçel Milletvekili olarak temsil etmiştir. 18 Nisan 1999'daki genel seçimlerde CHP'nin %8,71 oy almasından ötürü baraj dışı kaldığından Fikri Sağlar'ın da milletvekilliği sona ermiştir. 49. 50. 52. Hükümetlerde Kültür Bakanlığı yapmıştır ve 50. Hükümette difüzyon sonucu Kültür Bakanlığından Devlet Bakanlığını getirmiştir. Susurluk Kazasının ardından kurulan TBMM Susurluk Komisyonunda üyelik yapmıştır.
Mersin'de 2004 Yerel Seçimlerinde büyükşehir belediye başkanlığına adaylığını koymuş fakat seçilememiştir.
ESERİ: Kod Adı Susurluk/Derin İlişkiler, Susurluk kazasının ardından Türkbank ihalesinin dondurulmasına kadar devam eden olaylar zincirini kitabında anlatıyor.
Önce gelen:
Gökhan Maraş
Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanı
20 Kasım 1991 - 27 Temmuz 1994
Sonra gelen:
Timurçin Savaş
Önce gelen:
Köksal Toptan
Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanı
30 Ekim 1995 - 6 Mart 1996
Sonra gelen:
Agah Oktay Güner
49. Hükümet - 7. Demirel Hükümeti (20 Kasım 1991 - 25 Haziran 1993)
Başbakan: Süleyman Demirel
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı: Erdal İnönü
Devlet Bakanı: Ömer Barutçu · Cavit Çağlar · Erman Şahin · Tansu Çiller · Mehmet Kahraman · Orhan Sefa Kilercioğlu · Güler İleri · Gökberk Ergenekon · Ekrem Ceyhun · Mehmet Ali Yılmaz · Mehmet Batallı · Sümer Oral · Akın Gönen · Türkan Akyol · Şerif Ercan · İbrahim Tez
Adalet Bakanı: Mehmet Seyfi Oktay · Milli Savunma Bakanı: Nevzat Ayaz · İçişleri Bakanı: İsmet Sezgin · Dışişleri Bakanı: Hikmet Çetin · Maliye ve Gümrük Bakanı: Sümer Oral · Milli Eğitim Bakanı: Köksal Toptan · Bayındırlık ve İskan Bakanı: Onur Kumbaracıbaşı · Sağlık Bakanı : Yıldırım Aktuna · Ulaştırma Bakanı: Yaşar Topçu · Tarım ve Köy İşleri Bakanı: Necmettin Cevheri · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Mehmet Moğultay · Sanayi ve Ticaret Bakanı: Tahir Köse · Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Ersin Faralyalı · Kültür Bakanı: Fikri Sağlar · Turizm Bakanı: Abdülkadir Ateş · Çevre Bakanı: Doğancan Akyürek · Orman Bakanı: Vefa Tanır ·
50. Hükümet - 1. Çiller Hükümeti (25 Haziran 1993 - 5 Ekim 1995)
Başbakan: Tansu Çiller
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı: Erdal İnönü · Murat Karayalçın · Hikmet Çetin
Devlet Bakanı: Ali Şevki Erek · Nurhan Tekinel · Salih Sümer · Mehmet Gazioğlu · Türkan Akyol · Ahmet Esat Kıratlıoğlu · Mehmet Gölhan · Azimet Köylüoğlu · Aysel Baykal · Mehmet Gülcegün · Ahmet Şanal · Nafiz Kurt · Şükrü Erdem · Ziya Halis · Necmettin Cevheri · Güneş Müftüoğlu · Bahattin Alagöz · İbrahim Tez · Onur Kumbaracıbaşı · Aykon Doğan · Mustafa Çiloğlu · Bekir Sami Daçe · Yıldırım Aktuna · Önay Alpago · Cemil Erhan · Erman Şahin · Ayvaz Gökdemir · Fikri Sağlar · Mehmet Ali Yılmaz · Abdülbaki Ataç · Mehmet Kahraman · Algan Hacaloğlu
Adalet Bakanı: Mehmet Seyfi Oktay · Mehmet Moğultay · Milli Savunma Bakanı: Mehmet Gölhan · Nevzat Ayaz · İçişleri Bakanı: Mehmet Gazioğlu · Nahit Menteşe · Dışişleri Bakanı: Murat Karayalçın · Hikmet Çetin · Mümtaz Soysal · Erdal İnönü · Maliye ve Gümrük Bakanı: İsmet Attila · Milli Eğitim Bakanı: Nahit Menteşe · Nevzat Ayaz · Bayındırlık ve İskan Bakanı: Erman Şahin · Fikri Sağlar · Halil Çulhaoğlu · Onur Kumbaracıbaşı · Mustafa Yılmaz · Sağlık Bakanı : Kazım Dinç · Doğan Baran · Rifat Serdaroğlu · Ulaştırma Bakanı: Ali Şevki Erek · Mehmet Köstepen · Nafiz Kurt · Tarım ve Köy İşleri Bakanı: Refaiddin Şahin · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Mehmet Moğultay · Aydın Güven Gürkan · Nihad Matkap · Ziya Halis · Sanayi ve Ticaret Bakanı: Hasan Akyol · Mehmet Dönen · Tahir Köse · Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Veysel Atasoy · Kültür Bakanı: Fikri Sağlar · İrfan Gürpınar · Timuçin Savaş · İsmail Cem · Ercan Karakaş · Turizm Bakanı: Abdülkadir Ateş · Şahin Ulusoy · İrfan Gürpınar · Halil Çulhaoğlu · Çevre Bakanı: Rıza Akçalı · Orman Bakanı: Hasan Ekinci ·
52. Hükümet - 3. Çiller Hükümeti (30 Ekim 1995 - 6 Mart 1996)
Başbakan:Tansu Çiller
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı: Deniz Baykal
Devlet Bakanı: Işılay Saygın · Abdülkadir Ateş · Ali Coşkun Kırca · Ayvaz Gökdemir · Mehmet Selim Ensarioğlu · Aykon Doğan · Mehmet Alp · Ali Dinçer · Ömer Barutçu · Adnan Ekmen · Bekir Sami Daçe · Cavit Çağlar · Mehmet Sevigen · Necmettin Cevheri · Ali Münif İslamoğlu
Adalet Bakanı: Bekir Sami Daçe · Firuz Çilingiroğlu Milli Savunma Bakanı: Vefa Tanır · İçişleri Bakanı: Nahit Menteşe · Teoman Ünüsan · Maliye ve Gümrük Bakanı: İsmet Attila · Milli Eğitim Bakanı: Turhan Tayan · Bayındırlık ve İskan Bakanı: Adnan Keskin · Sağlık Bakanı : Doğan Baran · Ulaştırma Bakanı: Ali Şevki Erek · Oğuz Tezmen · Tarım ve Köy İşleri Bakanı: Nafiz Kurt · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Mustafa Kul · Sanayi ve Ticaret Bakanı: Fuat Çay · Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Şinasi Altıner · Kültür Bakanı: Fikri Sağlar · Turizm Bakanı: İrfan Gürpınar · Çevre Bakanı: Hamdi Üçpınarlar · Hasan Ekinci · Işılay Saygın · Orman Bakanı: Hasan Ekinci ·
| | Türey Köse
| | Mehmet Eymür
Mehmet Eymür (1943, İstanbul), MİT Kontrterör Dairesi eski başkanıdır. MİT'te Hiram Abas'la birlikte Ziverbey'de Faik Türün'ün emrinde çalıştı. Kızıldere ve Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü operasyonlara katıldı.
1975'te Ankara MİT Bölge Dairesi Başkanlığı Takip Şube Müdürlüğü de yapan Eymür, 1980'de Bulgaristan'a gittikten sonra 1982'de Kenan Evren'in damadı Erkan Gürvit tarafından Köşk'e çağırıldı. ASALA'ya karşı eylemlerde görevlendirildi.
Türkiye'ye döndükten sonra Mardin MİT Bölge Müdürlüğü'ne getirildi. Daha sonra Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi içinde kurulan Kaçakçılık ve İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne tayin edildi. Başkan yardımcılığı görevine getirildikten sonra 1984'te Genelkurmay Başkanlığı'ndan alınan izinle Babalar Operasyonu'nu başlattı.
Abdullah Çatlı'nın istihbarat amaçlı kullanıldığını ancak daha sonra kontrolden çıkıp kendisini bile görevden aldırmak istediğini ileri sürdü. Tarık Ümit'in kaçırılmasının ardından Mehmet Ağar'ı aradığını ve serbest bırakılmasını söylediğini açıkladı. 70'li yılların başında girdiği MİT'te Alaattin Çakıcı'nın yakalanmasının ardından Vaşington'dan merkeze çağırıldı. Emeklilik kararına direnince MİT Yasası'nın 19. Maddesi işletildi ve Mesut Yılmaz'ın onayıyla Şeker Fabrikaları'na müşavir olarak atandı. Daha sonra emekliye ayrılarak Vaşington'a yerleşen Eymür, en son İnternet'te açtığı sitede yaptığı açıklamalarıyla gündeme geldi.
Eymür, 2000'de bir gazeteye verdiği demeçte, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım konusunun MİT'le değil kendisiyle özdeşleştirilmesinden rahatsız olduğunu belirterek, "Teşkilatın elemanları arasında yüzlerce Yeşil var. Yeşil önce de vardı, yetkililer ne derse desinler, bundan sonra da olacaktır" dedi.
Eymür hakkında, e-mail yoluyla ve açtığı web sitesindeki açıklamaları nedeniyle basına "Devletin gizli sırlarını ifşa etmek" suçundan soruşturma başlatıldı. Sitede yer alan bilgiler üzerine MİT, Eymür hakkında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne suç duyurusunda bulundu. DGM Savcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Cumhuriyet Savcısı Kasım Hakcıkamiloğlu tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, Eymür'ün adres tespiti ve kimlik bilgileri için Başbakanlığa yazı gönderildi.
MİT'in, adından en fazla söz ettiren isimlerin biri. Emekli olduktan sonra Vaşington'a yerleşen Eymür, yeniden İstanbul'da. Bu kez çok farklı bir görevi var. Gazino, otel ve kumarhaneler zinciri sahibi Sudi Özkan'ın danışmanlığını yapan Eymür, "sentez" isimli yeni bir kitap çıkardı.
Kaynakça
| | Mehmet Eymür
|  | Mehmet Ağar 1951'de Elazığ'da doğdu. Babası Zülfikar Ağa gibi polisliği seçti. Emniyet Genel Müdürlüğü adına Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okuyan Ağar, 1972'de mezun olduktan sonra, polisliğe Emniyet Genel Müdürlüğü ve Cumhurbaşkanlığı korumalarında görev alarak başladı. İznik, Selçuk ve Torul Kaymakamlıkları da yapan Ağar, Derince Kaymakamlığı görevinden sonra, İstanbul Siyasi Şube Müdür Muavinliği'ne getirildi. 5 yıl süren İstanbul Emniyet Müdürlüğü Personel ve Asayiş Şube Müdürlüğü'nden sonra, Şükrü Balcı-Ahmet Ateşli-Ünal Erkan ve kendisi ile ilgili MİT raporunu nedeniyle 1988 yılı başında, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Bu dönemde siyasilerle yakın ilişki kurmaya gayret etti.
PAPATYA BÜROKRAT Ankara Emniyet Müdürü olduğu dönemde Semra Özal'ın hiçbir programını kaçırmaması, Ankara dışına çıkışı ve gelişlerinde her zaman havaalanında da hazır bulunması nedeniyle adı zaman zaman, "Papatya Bürokrat" olarak anıldı. Aynı dönemde Turgut Özal'a karşı düzenlenen suikastın soruşturulmasını görevini yürüttü ve video kasete alınan Kemal Horzum sorgusunu yaptı. Korkut Özal bu nedenle Ağar'ın suikastın arkasındaki isimleri bildiğini ileri sürdü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevinden sonra, 1992'de de Erzurum Valisi oldu. Bu görevi sırasında 1 Ağustos 1992'de gıyabi tutuklu olarak aranan Bahçelievler katliamı sanığı Haluk Kırcı'nın nikahında, gelin Vesile Erzincanlı'nın nikah şahitliğini yaptı. 1993 Temmuz ayında Tansu Çiller'in DYP Genel Başkanı ve Başbakan olmasından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü'ne getirildi.
SUÇLAMALARA HEDEF OLDU Bu göreve gelir gelmez, Milli Güvenlik Kurulu'na 'Özel Tim'in güçlendirilmesi ve PKK'nın büyük şehirlerdeki finans kaynaklarını kurutmak gibi önlemleri içeren "Terörü 1 yılda yok edecek" bir plan hazırlayıp sundu. Özel Harekat Timi'nin PKK'yı bir yılda sileceğini ileri sürdü. "PKK'ya karşı ülkücü ordusu kurulduğu" iddialarını yalanladı. Bu konuşmasından 40 gün sonra ise "Özel ordu çok yakında hazır" açıklamasını yaptı. Polis örgütüne MHP yanlılarının hakim olmasına göz yummakla suçlandı. Ağar yönettiği polis örgütü nedeniyle, işkence iddialarına ve yargısız infaz suçlamalarına da hedef oldu. Ağar, "Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Cem Ersever" gibi suikastların hiçbirisi çözülmemesine karşın, faili meçhul cinayetlerden 893'ünün ortaya çıkarıldığını savundu. MGK'da 26 Nisan 1995'te Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin Türkiye Raporu görüşülürken, Demirel "İşkence yok" diyen Ağar'ı, "İşkence yok demekle olmuyor" diyerek tersledi. Daha sonra işkenceyi "münferit olaylar" olarak nitelendiren Ağar, eleştirilerin tırmanması üzerine "Polis hatasız değil" demek zorunda kaldı.
MAFYAYA SİLAH İstanbul'daki mafya iddiaları nedeniyle eleştiri alan Ağar, yasal düzenlemeler yapıldıktan sonra "Mafyaya karşı katı" olacaklarını söyledi. Bu dönemde Mülkiye müfettişlerinin incelemesiyle ortaya çıkan bir skandalda kimi sabıkalı mafya üyelerine yasalara aykırı bir biçimde silah ruhsatı verildiği ve ruhsat dosyalarında eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun imzası bulunduğu ortaya çıktı. Ağar bu soruşturma için kendisi hakkında yapılmış bir işlem olmadığını belirtti. Ağar kayıp dosya olmadığını söylerken, müfettişler 400 silahın dosyasının kaybolduğunu ortaya koydu ve mafya üyelerine verilen ruhsat sayısının 2 binden fazla olduğu belirlendi.
DYP'DEN MİLLETVEKİLİ Ağar, Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde artan faili meçhul cinayetler nedeniyle büyük eleştiri aldı. Çiller'e başbakanlığı döneminde büyük destek veren Ağar, onu yurtiçi, yurtdışı tüm gezilerinde yalnız bırakmadı. Ağar, bu dönemde İstanbul Emniyet Müdürü olan Necdet Menzir ile büyük bir çekişmenin de içinde oldu. Aralık 1995 seçimlerinden sonra 28 ay sürdürdüğü Emniyet Genel Müdürlüğü görevinden ayrıldı ve DYP milletvekili olarak Meclis'e girdi. Çiller'in A Takımı'nda yer aldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VE ZORUNLU İSTİFA Adalet Bakanı olduğu ANAYOL Hükümeti döneminde cezaevlerinde 12 siyasi tutuklunun açlık grevlerinde ölmesi büyük tartışma yarattı. REFAHYOL Hükümeti'nin kurulmasından sonra İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Ağar, Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Necmettin Erbakan'ın Libya gezisine karşı çıkan tek isim oldu. Erbakan'ın kararnamesini de imzalamayan Ağar görevinden istifa ederek de direnişini sürdürdü ve azledilmesi gündeme geldi.
ÇATLI'YA SİLAH TAŞIMA BELGESİ Ağar'ın Susurlukolayından hemen sonra polis müdürü Hüseyin Kocadağ'ı savunarak, Abdullah Çatlı'yı teslim olmaya götürdüğü yolundaki açıklaması herkesi şaşırttı. Bu sözlerinin hemen ardından Tansu Çiller tarafından istifaya zorlandı ve istifa etti. 1996 Eylül ayında Aydınlık dergisi tarafından açıklanan ikinci MİT raporunda bizzat Ağar tarafından verilen yeşil pasaportlar ve silah taşıma belgeleriyle özel bir örgüt kurduğu, bu örgütün adam kaçırma, uyuşturucu kaçakçılığı gibi işlere bulaştığı iddia edildi. Susurluk kazasından sonra yapılan incelemelerde Çatlı'nın üzerinde çıkan silah taşıma belgesindeki imzanın Ağar'a ait olduğu Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından tespit edildi.
DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILDI İstanbul DGM Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 30 Ocak 1997'de Meclis'e gönderilen fezlekede, Sedat Edip Bucak ile "Cürüm işlemek için çete kurmak. Hakkında yakalama ve tevfik müzakeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak" suçlamalarıyla 6'yla 12 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması istendi. 11 Aralık 1997'de dokunulmazlığı kaldırılan Ağar, Anayasa Mahkemesi'nin itirazını reddetmesinden sonra, DGM'de 10 Ocak 1998'de 3 saat süreyle sanık sıfatıyla ifade verdi. Hospro silahlarıyla ilgili yaptığı yazılı savunmada, silahları Korkut Eken'e senet karşılığı verdiğini ve konunun devlet sırrı olduğunu söyledi. Mesut Yılmaz ise bu tür bir devlet sırrının kayıtlarda yer almadığını ileri sürdü. 15 Haziran 2000 tarihinde "Suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" iddiasiyle hakkında oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu 8'e karşı 6 oyla Ağar'ın Yüce Divan'a sevkine gerek olmadığına karar verdi ve eski İçişleri Bakanı böylece aklandı.
Tansu Çiller'in DYP Genel Başkanlığından ayrılacağını açıklaması üzerine tekrar DYP'ye dönen Ağar, 14 Aralık 2002'de yapılan olağanüstü kurultayda Doğruyol Partisi genel başkanlığına seçildi. | | Avni Özgürel
| | Avni Özgürel ... | | Ecevit Kılıç
|
|