Eski İzmit Belediye Başkanı Sefa Sirmen, "İhalede Yolsuzluk" Suçundan Yargılandı
NetGazete - 07.10.2008 16:42
İzgaz İhalesinde Zimmetlerine Para Geçirmekle Suçlanan Ve Aralarında Eski İzmit Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sefa Sirmen Haberleri ">Sefa Sirmen'in De Bulunduğu 15 Sanık, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Hakim Karşısına Çıktı. Duruşmaya, Şu An Chp İl Başkanı Olan Sefa Sirmen Haberleri ">Sefa Sirmen, Mimar Metin A., Ali Kemal Haberleri ">Ali Kemal Y., İbrahim T. Ve Osman Asaf T. Katılırken, Murat S., Kadri V., Halil İbrahim A., Kenan Y., Şeref Ş., Seyfettin K., Gültekin H., İlker Ö., Veysi Adnan Y. Katılmadı.
Haber detayı için tıklayın
|
|
 | Sefa Sirmen 1949 yılında Gölcük 'ün İhsaniye köyünde doğdu. İlkokulu İzmit 'te, ortaokulu Gölcük'te, liseyi Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi'nde okudu. Tahsil hayatından sonra siyaset ve iş hayatına atıldı.
1971-1977 yılında CHP Gençlik Kolu Başkanlığı, 1977-1980 yıllarında Gölcük Belediye Meclis Üyeliği yaptı. 1983 yılında SODEP Kurucu Üyesi oldu ve İkinci Başkanlık görevinde bulundu. 1989 Mahalli İdareler seçimlerinde SHP'den adaylığını koyarak İzmit Belediye Başkanı seçildi.
İlk beş yıllık belediye başkanlığı döneminde İzmit 'in Büyükşehir statüsüne kavuşabilmesi için büyük mücadeleler verdi. 1993 yılı Eylül ayında İzmit'in Büyükşehir olmasıyla birlikte hedefine ulaştı. 1994 yerel seçimlerinde SHP'den ikinci kez adaylığını koyarak, ilk kez İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
Ailesinde de kendisi gibi politikacılar bulunan SİRMEN, TBMM eski başkanlarından Fuat Sirmen ile kurucu meclis üyelerinden Mustafa Sirmen'in yeğeni. Ağabeyi Rıza Sirmen ise 18. dönem Kocaeli Milletvekili ve İhsaniye Belediye Eski Başkanlığında bulunmuştur.
Sefa SİRMEN aynı zamanda Kocaelispor Kulüp Başkanlığı, Kocaeli Belediyeler Birliği Başkanlığı görevlerini de yaptı. Bir dönem Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği Başkanlığı görevinde de bulundu. |  | Sefa Sirmen 1949 yılında Gölcük 'ün İhsaniye köyünde doğdu. İlkokulu İzmit 'te, ortaokulu Gölcük'te, liseyi Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi'nde okudu. Tahsil hayatından sonra siyaset ve iş hayatına atıldı.
1971-1977 yılında CHP Gençlik Kolu Başkanlığı, 1977-1980 yıllarında Gölcük Belediye Meclis Üyeliği yaptı. 1983 yılında SODEP Kurucu Üyesi oldu ve İkinci Başkanlık görevinde bulundu. 1989 Mahalli İdareler seçimlerinde SHP'den adaylığını koyarak İzmit Belediye Başkanı seçildi.
İlk beş yıllık belediye başkanlığı döneminde İzmit 'in Büyükşehir statüsüne kavuşabilmesi için büyük mücadeleler verdi. 1993 yılı Eylül ayında İzmit'in Büyükşehir olmasıyla birlikte hedefine ulaştı. 1994 yerel seçimlerinde SHP'den ikinci kez adaylığını koyarak, ilk kez İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
Ailesinde de kendisi gibi politikacılar bulunan SİRMEN, TBMM eski başkanlarından Fuat Sirmen ile kurucu meclis üyelerinden Mustafa Sirmen'in yeğeni. Ağabeyi Rıza Sirmen ise 18. dönem Kocaeli Milletvekili ve İhsaniye Belediye Eski Başkanlığında bulunmuştur.
Sefa SİRMEN aynı zamanda Kocaelispor Kulüp Başkanlığı, Kocaeli Belediyeler Birliği Başkanlığı görevlerini de yaptı. Bir dönem Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği Başkanlığı görevinde de bulundu. | | Ali Kemal Gazeteci, yazar, eğitimci ve siyaset adamı. 1889 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul'da Mülkiye Mektebi'ne girdi. Dört yıllık dönemin son yılında buradan ayrılarak, Fransızca'sını ilerletmek amacıyla 1886'da Paris'e gitti. Ertesi yıl, Fransa'dan Cenevre'ye geçti ve İstanbul'a döndü. Yeniden Mülkiye Mektebi'ne başladı ve okulun son sınıfına geldiği sırada, tahrikçiliği yüzünden Halep'e sürgün edildi (1889). Orada kaldığı yıllarda Halep İdadisi'nde Türk Dili ve Osmanlı edebiyatı hocalığı yaptı. Halep'teki durgun hayata daha fazla dayanamadı ve Jön Türklerin bir çeşit karargâhı haline gelen Paris'e gitti (1894). Jön Türklerin Abdülhamit ile arasını bulmaya çalıştı. Bir yandan da gazetecilik yapıyor, İstanbul'daki İkdam gazetesine Paris izlenimlerini anlatan yazılar ve çeviriler gönderiyordu. Jön Türklerle ilgili çabalarının karşılığını bağışlanmak ve Brüksel Elçiliği'nde ikinci katipliğe atanmak suretiyle aldı. Ne var ki, huzursuzluk burada da yakasını bırakmadı. İttihatçılardan çekindiği için İstanbul'a dönmedi.
Mısır'a gitti (1896). İstanbul'a, II. Meşrutiyetin ilanından bir gün önce döndü. Döner dönmez de yeni eleştiri hedefini seçti ve İkdam gazetesinde İttihat ve Terakkicilere karşı ağır yazılar yazmaya başladı. Bir yandan da Edebiyat Fakültesi'nde siyasi tarih dersleri veriyordu. Ali Kemal'in, akıbetini hazırlayan gerçek kişiliği bu dönemde ortaya çıkmıştır. Hemen bütün çevresiyle sürekli kavga halindeydi. Sınıfta öğrencilere Fransa'daki siyasal liberalizmi hararetle övüyor, kendisiyle aynı fikirde olmayan kişilere şiddetle saldırıyor, gençlerin öfkesini bunlara yöneltmeye çalışıyordu. Ali Kemal'in tahrikleri 31 Mart Olayı ile zirvesine ulaştı. Olayı bastırmak üzere gönderilen Hareket Ordusu İstanbul'a gireceği sırada Ali Kemal Paris'e kaçmak zorunda kaldı (1908). Bu arada Mülkiyedeki görevine son verilmişti.
Tekrar Türkiye'ye döndüğünde Damat Ferit Hükümeti iş başındaydı. Hürriyet ve İtilâf Fırkası yavaş yavaş ön plana geçmeye başlamıştı. Ortam her bakımdan Ali Kemal için elverişliydi. II. Meşrutiyetin getirdiği özgürlüklerden yararlanarak saldıracağı çok sayıda düşman vardı. Hürriyet ve İtilâf Fırkası'na giren Ali Kemal, bu amaçla Peyam gazetesini çıkarmaya başladı. Mülkiyedeki hocalığa da geri verilmişti. Siyasi mücadelesini İkdam gazetesinde de sürdürüyordu. Ali Kemal I. Dünya Savaşı'nın başladığı sıralarda gazetesini kapatmak zorunda kaldı. Babıâli baskısından sonra tutuklandı. Serbest bırakılınca Viyana'ya gitti. Savaş bitmeden Türkiye'ye döndü, fakat herhangi bir siyasi faaliyette bulunmadı. Bu tutumu İttihat ve Terakki liderlerinin Türkiye'den kaçışına kadar sürdü (1918). Bu arada Damat Ferit Hükümeti'nde Maarif vekilliğine getirildi. Daha sonra Kabinede yer değiştirerek Dahiliye Nezareti'ne geçti.
Büyük savaş bitmişti ve Türkiye yeni bir savaşa hazırlanıyordu. Bu yeni bir liderin kılavuzluğunda halkı yürüteceği bir kurtuluş savaşı olacaktı. Ali Kemal bu dönemde, daha başından Atatürk'e ve onun amaçlarına karşı çıktı. O tarihte İçişleri bakanı olduğu için sadece düşünce açısından Atatürk'e karşı çıkmakla kalmadı, onu tutuklatmak için birçok tertip hazırladı ve ilgililere emir üstüne emir verdi. Erzurum Kongresi'nin başından Sivas Kongresi'nin sonuna kadar Atatürk'ü tutuklatmak için uğraştı. Sonuç alamayınca da bakanlıktan çekildi. Fakat Milli Mücadeleye karşı tutumunu değiştirmedi. Ali Kemal'in Milli Mücadeleye karşı amansız düşmanlığı ister istemez kendisine birtakım amansız düşmanlar kazandırdı. 10 Kasım 1922 günü, MM Grubu'na bağlı birkaç kişi İstiklal Mahkemesi'ne çıkarılmak üzere kendisini Ankara'ya götüreceklerini bildirdiler. Gerçekte ise Ali Kemal, İzmit'te bölge kumandanı Nurettin Paşaya teslim edildi. Ali Kemal, Nurettin Paşayla görüştükten sonra dışarı çıkarken kumandanlık karargahı önünde bekleyenler tarafından linç edildi.
Gazeteciliğinin yanı sıra çeviriler yapan Ali Kemal, tarih ve edebiyat alanlarında da çalışmıştır. "Ömrüm" adıyla yazdığı anılarını Peyam-ı Edebi'de yayımladı (Aralık-Haziran 1914). | | Ali Kemal İstanbul'un işgal altında bulunduğu yıllarda Kuva-yı Milliye karşıtı ve işgal güçleri lehine yazdığı yazılarla tanınan ülkemizin gelmiş geçmiş en büyük mandacı yazarıdır. Paris'teki JönTürkleri Abdülhamit'e ihbar etme, Mustafa Kemal'in ordudan azlini sağlama gibi icraatlarla işgal kuvvetleri sömürgeci devletlerin gözüne girmeyi başaran Ali Kemal, Sabah gazetesinde yazdığı yazılarla ismini duyurmuştur.
Ali Kemal'den alıntılar: "Milli Hareketin foyası nasıl meydana çıktı. Bize teselli veren Anadolu halkının bunlara (Mustafa Kemal ve arkadaşları) arka çıkmamasıdır" 13 Eylül 1919 Peyami Sabah
"Teşkilatı Milliye sergerdeleri, bu mahluklar kadar başları ezilmek ister yılanlar tasavvur edilemez. Düşmanlar onlardan bin kerre iyidir" 23 Nisan 1920 Peyami Sabah
"Düveli muazzama ile eski dostluğumuzu devam ettirseydik, değil İzmir'den hiçbir taraftan mahrum kalmayacaktık. İtilaf devletlerinin itibarını mütarekeden beri cidden kazansaydık, artık bu topraklarda ittihatçı olmadığını ispat edebilseydik, daha uygun sulh şartları elde edecektik" 19 Şubat 1920 Peyami Sabah |
|