| Fatma Aliye Hanım
| | Fatma Aliye Hanım Fatma Aliye Hanım Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınır.
9 Ekim 1862'de İstanbul'da doğdu. Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa'nın kızıdır. Fransızca ve Arapça dersleri aldı; matematik, hukuk, Arap tarihi ve felsefesi okudu. 1879'da Faik Paşa ile evlendi.
Edebi yaşantısına 1889'da George Ohnet'in Volonte adlı romanını Meram adıyla çevirerek başladı. Bu romanı "Bir Hanım" imzasıyla çevirmiştir. Fatma Aliye'nin bu çabası Ahmed Midhat tarafından Tercüman-ı Hakikat gazetesinde övüldü. Daha sonra yapıtlarında "Mütercime-i Meram" takma adını kullandı. 1892 yılında ilk romanı olan Muhadarat'ı yazdı. Bu romanında bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmeye çalışır. Romanlarında çoğunlukla duygusal aşk temalarını işler.
1914 yılında yazdığı Ahmed Cevdet Paşa ve Zamanı son yapıtıdır. bu romanında Meşrutiyet sonrası siyasal yaşamı ortaya koymayı amaçlamıştır. Fatma Aliye 13 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
Diğer Önemli Yapıtları Roman: Ref'et (1898), Udi (1899), Enin (1910). Yaşamöyküsü ve tarih alınındaki yapıtları: Namdaran-ı Zenan-ı İslamıyan (Ünlü İslam Kadınları) (1892), Teracüm-i Ahval-ı Felasife (Felsefecilerin Yaşamları) (1900). Ayrıca Fatma Aliye üzerine Ahmed Midhat'ın Fatma Aliye Hanım yahud Bir Muharrire-i Osmaniye'nin Neşeti (1893) adlı bir incelemesi vardır. |  | Recep Tayyip Erdoğan Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954 yılında İstanbul’un Kasımpaşa semtinde doğdu. Erdoğan, ilkokulu Piyale Paşa İlkokulu’nda okudu. 1965 yılında ilokulu bitirip İmam Hatip Lisesi’ne kayıt oldu ve 1973 yılında buradan mezun oldu. Daha sonra yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nde yaptı. Camialtı, İETT ve Erokspor’da 16 yıl futbol oynadı ve 12 Eylül 1980 sonrasında futbolu bıraktı. Milli Türk Talebe Birliğindeki görev yıllarından sonra, 1976 yılında Millî Selâmet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl Başkanlığına seçildi. 1977 yılında bir konferans münasebetiyle tanıştığı Emine Hanım’la 4 Temmuz 1978’de evlendi. Evliliklerinden Ahmet Burak ve Necmeddin Bilal adında iki oğlu, Esra ve Sümeyye adında da iki kız çocuğu oldu.
12 Eylül 1980’de İ.E.T.T’den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı ve bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra, 1982 yılında askere gitti. Yedek subay eğitimini Tuzla’da yapan Erdoğan, Karargâh subayı olarak askerliğini tamamladı. Askerden döndükten sonra yine aynı şirkette yaklaşık birbuçuk sene çalıştı. Bir sonraki çalışma hayatına başka bir şirkette genel müdür olarak devam etti.
12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile siyasi hayatı tekrar başlamış oldu. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve M.K.Y.K üyesi seçildi. 1986 ara seçimlerinde milletvekili adayı oldu. Ardından 1989 yılında da Beyoğlu ilçesinden belediye başkan adayı oldu ve 1989 seçimlerinden Refah Partisi 2. parti olarak çıktı. 1991 yılında tekrar milletvekili adayı oldu ve parti barajı geçince milletvekili oldu. Tercihli oy sistemi nedeniyle yüksek seçim kurulu milletvekilliğini iptal etti. 27 Mart 1994 seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdüren Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve 27 Mart 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Başkanı seçildi.
12 Aralık 1997 yılında davet üzerine gittiği Siirt’te, miting sırasında okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM’de yargılanmaya başlandı. Yargılama sonucu Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesinden “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu işlediği gerekçesiyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı bu cezasını 24 Temmuz 1999 günü tamamladı.
Fazilet Partisi'nin, Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılmasının ardından, bağımsız kalan milletvekilleri, yeni parti kurma çalışmalarını "gelenekçiler" ve "yenilikçiler" olarak adlandırılan iki kanattan sürdürdü. "Gelenekçi" olarak adlandırılan kanat, Recai Kutan'ın genel başkanlığında 20 Temmuz 2001'de Saadet Partisi'ni kurarken, "yenilikçi" kanat da, Tayyip Erdoğan liderliğinde 14 Ağustos 2001'de, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdu ve Tayyip Erdoğan, parti genel başkanlığına seçildi. Kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 3 Kasım 2002 seçimlerinde oyların büyük bir çoğunlunu alarak tek başına iktidar oldu. 3 Kasım seçimlerinde adaylığı kabul edilmeyen Erdoğan yenilenen Siirt seçimlerinde milletvekili olarak Meclis'e girdi ve Abdullah Gül'ün Başbakanlığı'ndaki 58. hükümetin istifasını sunması üzerine 59. Hükümeti kurarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu. | | Fatma Aliye ... | | Fatma Aliye
|  | Tayyip Erdoğan
Bu sayfa, kayıtlı olmayan kullanıcılara geçici olarak kapatılmıştır.
Yapılan bu koruma, sayfanın şimdiki halinin onaylandığı anlamına gelmez.
Ayrıntılar için koruma politikasına, koruma kayıtlarına ve tartışma sayfasına lütfen bakınız; korumanın kalkması gerektiğini düşünüyorsanız, tartışma sayfasında belirtiniz.
Recep Tayyip Erdoğan

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
Görevde bulunan
12 Mart 2003
tarihinden beri görevde
Önce gelen
Abdullah Gül
Doğum
26 Şubat 1954[1]
İstanbul,[1] Türkiye
Siyasi parti
Adalet ve Kalkınma Partisi
Eşi
Emine Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan (d. 26 Şubat 1954, İstanbul[1]), Türkiye Cumhuriyeti'nin 59. ve 60.dönem hükümeti başbakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı.
Konu başlıkları
- 1 İlk yılları
- 2 Özel hayatı
- 3 İş hayatı
- 4 Siyasi Kariyeri
- 4.1 Milli Selamet Partisi
- 4.2 Refah Partisi
- 4.3 Adalet ve Kalkınma Partisi
- 5 Hüküm giymesi ve cezalar
- 5.1 Hapis cezası
- 5.2 Tazminat cezası
- 6 Ödüller
- 7 Bağlantılar
- 8 Kaynaklar
//
İlk yılları
Rizeli bir ailenin oğlu olarak İstanbul'da doğdu. 11 Ağustos 2004 tarihinde Gürcistan'a yaptığı bir gezide verdiği demece göre ailesi Rize'ye Batum'dan göçetmiş bir Gürcü aileydi.[2] İlkoluku Piyale Paşa İlkokulu'nda, liseyi ise İstanbul İmam Hatip Lisesi'nde okudu. 1973 yılında mezun oldu.[1] Yüksek öğrenimini, daha sonra Marmara Üniversitesi'ne bağlanarak adı Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak değiştirilen Aksaray İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu'nda yapan Erdoğan, Camialtı, İETT ve Erokspor'da 16 yıl futbol oynadı ve 12 Eylül 1980 sonrasında futbolu bıraktı.
Özel hayatı
1977 yılında tanıştığı Emine Erdoğan ile, 4 Temmuz 1979 tarihinde evlendi. Ahmet Burak ve Necmeddin Bilal isimli iki oğlu, Esra ve Sümeyye adında da iki kız çocuğu oldu. Çocuklarının hepsi eğitim hayatlarına ABD'de devam ettiler.
İş hayatı
12 Eylül 1980'de İETT'den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı ve bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra, 1982 yılında askere gitti. Askerden döndükten sonra yine aynı şirkette yaklaşık birbuçuk sene çalıştı. Bir sonraki çalışma hayatına başka bir şirkette genel müdür olarak devam etti.
Siyasi Kariyeri
Milli Selamet Partisi
Üniversite yıllarında Milli Türk Talebe Birliği'ne girmiş, 1976 yılında Milli Selamet Partisi (MSP) Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl Başkanlığına seçildi.[1]
Refah Partisi
12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile siyasi hayata tekrar atıldı. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve MKYK üyesi seçildi. 1986 ara seçimlerinde milletvekili adayı oldu. Ardından 1989 yılında da Beyoğlu ilçesinden belediye başkan adayı oldu ve 1989 seçimlerinden Refah Partisi 2. parti olarak çıktı. 1991 yılında tekrar milletvekili adayı oldu ve parti barajı geçince milletvekili oldu. Tercihli oy sistemi nedeniyle yüksek seçim kurulu milletvekilliğini iptal etti. 27 Mart 1994 seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdüren Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve 27 Mart 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Başkanlığı döneminde İstanbul'daki kaçak yapılaşma ile mücadele etti (bkz. Gökkafes maddesi). Hakkında 18 dosyadan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde dava açıldı.[kaynak belirtilmeli] Bunlardan bazıları Akbil[3], İsfalt, [4] İstaç ve İdo [5] davalarıdır. Bu davalar, milletvekili olduğunda dokunulmazlığı nedeniyle dokunulmazlığı süresince donduruldu.
Adalet ve Kalkınma Partisi
Fazilet Partisi'nin, Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılmasının ardından, bağımsız kalan milletvekilleri, yeni parti kurma çalışmalarını "gelenekçiler" ve "yenilikçiler" olarak adlandırılan iki kanattan sürdürdü. "Milli Görüş'çü" olarak adlandırılan kanat, Recai Kutan'ın genel başkanlığında 20 Temmuz 2001'de Saadet Partisi'ni kurarken, "değişimci" kanat da, Tayyip Erdoğan liderliğinde 14 Ağustos 2001'de, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdu ve Tayyip Erdoğan, parti genel başkanlığına seçildi.[6] Erdoğan "biz gömleğimizi değiştirdik" ifadesiyle gelenekçilerden büyük tepki aldı. [7]
Tayyip Erdoğan kürsüdeyken
Kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), 3 Kasım 2002 seçimlerinde kayıtlı 41.291.568 seçmenin oy kullanan 32.652.702 kişisi içinden 10.770.704 adet oy alarak %34,29 ile birinci parti oldu. [8][9]
Başbakanlığı
Erdoğan seçim yasağı bulunduğu için meclise giremedi. Abdullah Gül bir süreliğine parti başkanlığını ve başbakanlığı yürüttüyse de, seçimlerde Siirt milletvekili seçilen Fadıl Akgündüz'ün milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından Siirt seçimlerinde Ak Parti'den ilk sıradaki Mervan Gül'ün adaylıktan çekilmesi ile seçime girerek kazandı. Ak Parti Hükümeti'ni Abdullah Gül'den devralarak Başbakan oldu.
Recep Tayyip Erdoğan 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan 23. Dönem Milletvekili Seçimlerinde partisinin %46,6 oy alarak 341 milletvekili çıkardı[10]
Hüküm giymesi ve cezalar
Hapis cezası
Erdoğan ve ABD Başkanı Bush
12 Aralık 1997 yılınında davet üzerine gittiği Siirt'te, miting sırasında Ziya Gökalp'ın 1912 yılında Balkan Savaşı için yazdığı Asker Duası'nın değiştirilmiş bir versiyonu [11][12][13] ile; orduyu öven dizeyi söylemeden, yerine
"
Minareler süngü
Kubbeler miğfer
Camiler kışlamız
Müminler asker
"
mısralarını eklediği için Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmaya başlandı. Yargılama sonucu Türk Ceza Kanunu'nun 312/2 maddesinden "Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek" suçunu işlediği gerekçesiyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı. 26 Mart 1999 günü Pınarhisar Cezaevine konan Erdoğan cezasını 24 Temmuz 1999 günü tamamladı.[1]
Tazminat cezası
14 Ocak 2000 tarihinde Avusturalya'nın Melbourne şehrinde yayın yapan SBS radyosuna verdiği mülakatta kendisini Abdullah Öcalan ile karşılaştıran bir kişiye Sayın Öcalan şu an, düşüncelerinin değil, almış olduğu kellelerin hesabını veriyor. Bense düşüncelerimden dolayı 4 ay hapis yattım, aramızdaki fark çok büyük. şeklinde cevap verdiği gerekçesiyle [kaynak belirtilmeli], Şehit Anaları Derneği tarafından kendisine sembolik tazminat davası açıldı. Davacıların avukatlığını Kemal Kerinçsiz'in yaptığı davada, 3 kuruş tazminat cezası İstanbul Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin Aralık 2007 tarihinde verdiği kararla kesinleşti. Erdoğan, sözlerinden dolayı tazminat cezası ödemeye mahküm oldu.[14][15][16]
Ödüller
- Merkezi ABD'de bulunan ADL'den II. Dünya Savaşında Musevilerin hayatlarını kurtaran Türk diplomatları adına umursamayı cesaretlendirme (Courage to Care) ödülünü aldı, 6 Kasım 2005 [17]
- Amerikan Yahudi Kongresi AJC tarafından 2004 yılında cesaret karakteri ödülü (Profiles of Courage)verildi.[18][19][20][21]
- Akdeniz ülkeleri arasındaki kültürel işbirliği ve ilişkilerin geliştirilmesi için çalışan Akdeniz Laboratuvarı Vakfı'nın Avrupa Kurumlar Ödülü, 1 Temmuz 2005
Bağlantılar
- Dava konusu olmuş Recep Tayyip Erdoğan karikatürleri
- Başbakanlık sayfası
- Resmi web sitesi
- Biyografi
- Özgeçmiş
- Ak Parti Resmi Web Sitesi
Kaynaklar
Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :
Commons'da Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.
VikiSöz'de Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili özlü sözler bulunmaktadır.
^ a b c d e f Bakanlar Kurulu'nun özgeçmişi. Milliyet.com.tr (29 Ağustos 2007). 14 Mart 2008 tarihinde erişildi.
^ Sarıoğlu, Bülent (13 Aralık 2005). Kimlik değişimi!. Milliyet.com.tr. 14 Mart 2008 tarihinde erişildi.
^ [1] "Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Ak Partili Mehmet Mustafa Açıkalın, İdris Naim Şahin ve Mikail Arslan'ın milletvekili olmalarını dikkate alarak, Anayasa'nın 83. maddesi uyarınca dosyalarının ayrılmasına karar verdi.", Radikal, 2 Aralık 2003
^ Hürriyet Gazetesi'nin 28 Nisan 1999 tarihli AKBİL skandalı büyüyor haberi
^ Milliyet Gazetesi'nin 30 Nisan 1999 tarihli İstanbul belediyesi çalkalanıyor haberi
^ [2]
^ Milli görüş gömleğimizi değiştirdik konulu ulusal gazete haberi.Sabah
^ Yüksek Seçim Kurulu Resmi Sitesi verileri
^ 10 Kasım 2002 tarihli 24932 sayılı T.C Resmi Gazetesi
^ "TÜRKİYE GENELİ PARTİLERİN KAZANDIKLARI MİLLETVEKİLİ SAYILARI", T.C. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı Resmi Web sitesi. URL erişim tarihi: 28 Ekim 2007.
^ Şiiri böyle montajlamışlar Murat Bardakçı, Hürriyet
^ Tarih Bilinci
^ Ziya Gökalp ve sözün büyüsü Emre Kongar
^ Yeniçağ Gazetesi Haberi, 13 Aralık 2007
^ NTVMSNBC haberi, 12 Aralık 2007
^ Sabah gazetesi, 13 Aralık 2007
^ Hürriyet USA, 6 Kasım 2005
^ Yani Şafak, Taha Kıvanç 5 Şubat 2004
^ Selim Kotil, Yeni Mesaj, 28 Ocak 2004
^ Hürriyet Gazetesi, 21 Ocak 2004
^ Ortodoğu Gazetesi, Ramazan Kurt
Önce gelen:
Abdullah Gül
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
14 Mart 2003 -
Sonra gelen:
-
Önce gelen:
-
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı
12 Mart 2003 -
Sonra gelen:
-
Önce gelen:
Nurettin Sözen
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
27 Mart 1994 - 12 Kasım 1998
Sonra gelen:
Ali Müfit Gürtuna
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları
Kurtuluş Savaşı Dönemi
Mustafa Kemal Atatürk · Mustafa Fevzi Çakmak · Hüseyin Rauf Orbay
Cumhuriyet Dönemi
İsmet İnönü · Ali Fethi Okyar · İsmet İnönü · Celal Bayar · Dr. Refik Saydam · Şükrü Saracoğlu · Recep Peker · Hasan Saka · Şemsettin Günaltay · Adnan Menderes · Cemal Gürsel · İsmet İnönü · Suat Hayri Ürgüplü · Süleyman Demirel · Prof. Dr. Nihat Erim · Ferit Melen · Naim Talu · Bülent Ecevit · Ord.Prof. Sadi Irmak · Süleyman Demirel · Bülent Ecevit · Süleyman Demirel · Bülent Ecevit · Süleyman Demirel · Bülent Ulusu · Turgut Özal · Yıldırım Akbulut · Mesut Yılmaz · Süleyman Demirel · Tansu Çiller · Mesut Yılmaz · Necmettin Erbakan · Mesut Yılmaz · Bülent Ecevit · Abdullah Gül · Recep Tayyip Erdoğan
59. Hükümet - Erdoğan Hükümeti - (14 Mart 2003 - 29 Ağustos 2007)
Başbakan: Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı: Abdullah Gül
Başbakan Yardımcısı: Mehmet Ali Şahin · Başbakan Yardımcısı: Abdüllatif Şener
Devlet Bakanı: Ali Babacan · Nimet Çubukçu · Mehmet Aydın · Kürşad Tüzmen · Beşir Atalay
Adalet Bakanı: Cemil Çiçek · Fahri Kasırga Milli Savunma Bakanı: Mehmet Vecdi Gönül · İçişleri Bakanı: Abdülkadir Aksu · Osman Güneş Maliye Bakanı: Kemal Unakıtan · Milli Eğitim Bakanı: Hüseyin Çelik · Bayındırlık ve İskan Bakanı: Faruk Nafiz Özak · Sağlık Bakanı: Recep Akdağ · Ulaştırma Bakanı: Binali Yıldırım · İsmet Yılmaz Tarım ve Köy İşleri Bakanı: Mehmet Mehdi Eker · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Murat Başesgioğlu · Sanayi ve Ticaret Bakanı: Ali Coşkun · Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Mehmet Hilmi Güler · Kültür ve Turizm Bakanı: Atilla Koç · Çevre ve Orman Bakanı: Osman Pepe
60. Hükümet - II. Erdoğan Hükümeti- (29 Ağustos 2007- )
Başbakan: Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan Yardımcısı: Cemil Çiçek · Başbakan Yardımcısı: Hayati Yazıcı · Başbakan Yardımcısı: Nazım Ekren
Devlet Bakanı: Mehmet Aydın · Murat Başesgioğlu · Kürşad Tüzmen · Nimet Çubukçu · Mehmet Şimşek · Mustafa Sait Yazıcıoğlu
Adalet Bakanı: Mehmet Ali Şahin · Milli Savunma Bakanı: Mehmet Vecdi Gönül · İçişleri Bakanı: Beşir Atalay · Dışişleri Bakanı: Ali Babacan · Maliye Bakanı: Kemal Unakıtan · Milli Eğitim Bakanı: Hüseyin Çelik · Bayındırlık ve İskan Bakanı: Faruk Nafiz Özak · Sağlık Bakanı: Recep Akdağ · Ulaştırma Bakanı: Binali Yıldırım · Tarım ve Köy İşleri Bakanı: Mehmet Mehdi Eker · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Faruk Çelik · Sanayi ve Ticaret Bakanı: Mehmet Zafer Çağlayan · Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Mehmet Hilmi Güler · Kültür ve Turizm Bakanı: Ertuğrul Günay · Çevre ve Orman Bakanı: Veysel Eroğlu
İstanbul Belediye Başkanları
Osmanlı Dönemi
Pepe Salih Paşa | Hacı Hüsam Efendi | Osman Raşid Paşa | Hüseyin Bey | Hacı Ahmed Efendi | Hüseyin Bey | Server Paşa | Haydar Efendi | Ali Rıza Bey | Besim Bey | Ali Paşa | Hekim İsmail Paşa | Fevzi Bey | Hekim İsmail Paşa | Ali Kabuli Paşa | Cenanizade Mehmed Kadri Paşa | Halet Paşa | Refik Ali Rıza Bey | Cenanizade Mehmed Kadri Paşa | Galib Paşa | Ahmet Rasim Paşa | Cemil Topuzlu | İsmail Canbulat
27 Mayıs 1960 Öncesi (Valiler)
Ali Haydar Yuluğ | Emin Erkul | Muhittin Üstündağ | Lütfi Kırdar | Fahrettin Kerim Gökay | Kemal Hadımlı | Mehmet Mümtaz Tarhan | Ethem Yetkiner | Kemal Aygün |
27 Mayıs 1960 Sonrası
Refik Tulga | Şefik Erensü | Refik Tulga | Turan Ertuğ | Kadri İlkay | Kamuran Görgün | Niyazi Akı | Mustafa Necdet Uğur | Haşim İşcan | Faruk Ilgaz | Fahri Atabey | Ahmet İsvan | Aytekin Kotil | İsmet Hakkı Akansel | Ecmel Kutay | Abdullah Tırtıl | Bedrettin Dalan | Nurettin Sözen | Recep Tayyip Erdoğan | Ali Müfit Gürtuna | Kadir Topbaş
| | Aydın Sayılı ... | | Yunus Emre
|  | Yunus Emre Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk'ün İslam'a bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır. Yaklaşık 700 yıldır Türk milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış mısralarıyla Yunus Emre, Türk kültür ve medeniyetinin oluşumuna büyük katkılar sağlamış bir gönül adamıdır. Bazı kaynaklarda Anadolu'ya gelen Türk boylarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu rivayet edilirse de bu kesin değildir; tıpkı 1320 dolaylarında Eskişehir'de öldüğü yolundaki rivayetlerde olduğu gibi. Batı Anadolu'nun birkaç yöresinde "Yunus Emre" adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden "makam" adı verilen yer vardır. Bir garip öldü diyeler Üç gün sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip bencileyin diyen Yunus, belki de doğduğu ve yaşadığı topraklardan çok uzaklarda bu dünyadan göçüp gittiğini anlatmak istemektedir. Türkiye'nin pek çok yerinde Yunus Emre'nin mezarı olduğu iddia edilen pek çok mezar ve türbe vardır. Bunlardan başlıcaları şöyle sıralanabilir: Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy; Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Kula ile Salihli arasında Emre Sultan köyü; Erzurum, Duzcu köyü; Isparta'nın Keçiborlu ilçesi civarı; Aksaray; Afyon'un Sandıklı ilçesi; Ordu'nun Ünye ilçesi; Sivas yakınında bir yol üstü. Görüldüğü gibi sayı ve iddia hayli kabarıktır. Bazı belgeler, Yunus Emre'nin asıl mezarının Karaman veya Sarıköy'de olduğuna işaret etmektedir. Nitekim, 1970'li yılların başında Sarıköy'deki mezarın Yunus'a ait olduğuna kesin gözüyle bakılarak bu köye Yunus Emre adı verildi ve oradaki bir bahçe içine anıt dikildi. 1980'li yıllarda ise, 1350'de yapılmış olan Karaman'daki Yunus Emre Camii'nin yanındaki mezarın onun gerçek mezarı olduğu iddia edildi. Aslında bu durum, Yunus Emre'nin Türkler tarafından ne kadar sevildiği ve benimsendiğinin çarpıcı bir örneğidir. Gerçekten de halktan biri olan Yunus Emre, halkın değer, duygu ve düşüncelerini dile getirişi itibariyle tarihimizin en halkla barışık aydınlarından biri olma özelliğine sahiptir. Türk tasavvufunun dilde ve şiirde kurucusu olan Yunus Emre'nin şiirlerinde ahlak, hikmet, din, aşk gibi konuların hemen hepsi tasavvuftan çıkar ve tasavvuf görüşü çerçevesinde bir yere oturtulur. Mısralarında didaktik ahlak telkinlerinde bulunan Yunus Emre, "gönül kırmamak" konusuna ayrı bir önem verir ve "üstün bir değer" olarak şiirlerinde bu konuyu özenle işler. Bu arada Yunus Emre'yi öne çıkaran bir başka önemli özelliği de, şiirlerinde işlediği konuları ve telkinleri bizzat kendi hayatında uygulamasıdır. "Din tamam olunca doğar muhabbet" diyen Yunus, İslam'ın sabır, kanaat, hoşgörürlük, cömertlik, iyilik, fazilet değerlerini benimsemeyi telkin eder. Yunus'un sanat anlayışı, dini ve milli değerleri bağdaştırdığı mısralarında kendini gösterir; millileşen tasavvufa, Türkçe'nin en güzel ve en güçlü özelliklerini kullanarak tercüman olur. Gerçekten de 11,12 ve 13. asırlarda Türkistan ve Anadolu Türkleri arasında çok yayılan tasavvufun Türk şairleri arasında iki büyük sözcüsü vardır: Türkistan'da Ahmet Yesevi, Anadolu'da Yunus Emre... Yunus Emre'nin tasavvuf anlayışında dervişlik olgunluktur, aşktır; Allah katında kabul görmektir; nefsini yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka, gösterişe, hamlığa, riyaya, düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmaktır. Yunus Emre aynı zamanda bütün insanlığa hitap eden büyük şairlerdendir. Bu anlamda Mevlana'nın bir benzeridir. O'nun Mevlana kadar çok tanınmayışı ise, bir yandan kullandığı dil olan Türkçe'nin Batı'da Farsça kadar bilinmemesi, öte yandan da Türk aydınlarının O'nu ihmal etmesindendir. Yunus'taki insanlık sevgisi, neredeyse kendisiyle özdeşleşmiş "sevgi felsefesi"nin bir parçası ve hatta sonucudur. Nitekim Yunus'un insan sevgisini ilahi sevgi ile nasıl bağdaştırdığını gösteren en çarpıcı mısralarından birisi "Yaradılanı hoş gör / Yaradan'dan ötürü"dür. Yunus Emre'ye göre insanlar, din, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sevilmeyi hak etmektedirler. Madem ki insanoğlu ruh yönüyle Allah'tan gelmektedir; öyleyse insanlar hiçbir şekilde birbirlerinden bu anlamda ayrılamazlar. Yaşadığı çağın gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda Yunus'un bir başka önemli tarafı ortaya çıkar: Yunus Emre, hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile mahvolan Anadolu topraklarında ortaya çıkan sapık batınî cereyanların hiçbirine kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar vermesi tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol üstlenmiştir. Bu bakımdan bakıldığında Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu, hem de milli birliğin önemli tutkallarından biridir. Yunus Emre, kelimenin tam anlamıyla "milli bir sanatçı"dır. Tıpkı, Nasrettin Hoca, Köroğlu, Dadaloğlu veya Karacaoğlan gibi... Yunus Emre'nin şiirlerinde en fazla işlenmiş temalar; İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve faniliktir.
- Yunus Emre VCD'si için tıklayınız |
|