Türkiye'nin En güncel Haber Portalı, Son Haberler. 03 Aralık 2008 Çarşamba 10:45

 Güncel Haber
   www.guncel-haber.com - güncel haber sitesi
 
Güncel Haber Ana Sayfa  -  Hakkımızda - İletişim

Alman Gazetesi: Öğer Tours'un Satışı Yarın Gerçekleşecek
   Son Dakika  |  Güncel |  Politika | Dünya | Ekonomi | Spor | Teknoloji | Kültür-Sanat | Yaşam | Magazin |

Alman Gazetesi: Öğer Tours'un Satışı Yarın Gerçekleşecek

GazetePort - 25.08.2008 10:42

Alman 'Westdeutsche Allgemeine Zeitung' Gazetesi, Rus Yatırımcı Alexander Lebedev'in Yarın Almanya'nın Önde Gelen Turizm Şirketlerinden Öger Tours'un Sahibi Vural Öger İle Bir Noterde Buluşarak, Öger Şirketin Satışını Onaylayacaklarını İddia Etti.

Haber detayı için tıklayın



Vural Öger

dönem adamı. Vural Öger (d. 1 Ocak 1942, Ankara), Türk kökenli Alman politikacı ve iş adamı.

Biyografisi

1961 - 1969 yılları arasında Berlin'de Makina Mühendisliği okumuştur. Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup milletvekilidir. Öger Tours havayolu ve turizm firmasının kurucusudur.

Vural Öger, 1942 doğumlu başarılı iş adamı ve alman milletvekili. Öger Türktour GmbH Havayolu ve Turizm Firması'nın kurucusu ve sahibi olan Öger, aynı zamanda Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) milletvekili ve Avrupa Parlementosu Dış İşleri Komitesi'nin bir üyesi.

Vural Öger, 1-subat 1942 tarihinde Ankara'da bir subay çocuğu olarak dünyaya geldi. 1960 yılında liseden mezun olduktan sonra Almanya'ya giden Öger, Grafing ve Bad Reichenhall'deki Goethe Enstitüsü�ne gitti, ardından da 1961'de Berlin Teknik Üniversitesi'nde mühendislik eğitimine başladı. 1968'de bu üniversiteden mezun oldu.

27 yaşındayken önce Hamburg'ta daha sonra da berlin, Hannover ve Bremen'de seyahat büroları açtı. Öger, kurduğu ilk seyahat şirketi ile 1970'li yılların başında Türkiye'ye uçuşlar düzenlemeye başladı.

Öger, 1982 yılında Öger Tours GmbH'yı kurdu. 1990 yılında Alman vatandaşlığına geçmeye karar verdikten sonra Türk pasaportunu bırakan Öger, yeni yasa değişikliğiyle birlikte çifte vatandaşlığa hak kazandı. Ancak yeniden Türk vatandaşlığını elde etmek için hemen harekete geçmedi. Çünkü kağıt üzerindeki vatandaşlığın onun için önem taşımadığını belirten Öger; "Ben kendimi zaten Türk hissediyorum" dedi. Öger bu sözleriyle "Aslında başarılı bir Türk olarak, Türk toplumundan biraz soyutlanmış olsa da, Türklüğünü asla unutmuyor." gibi yorumlar aldı.

1990 yılından itibaren misir, tunus ve fas'a, ilerleyen yıllarda yunanistan, Malta ve Dominik Cumhuriyeti'ne uçuşlar düzenleyen Öger Tours, 1997 yılında ATT Turistik GmbH'yi satın aldı. Öger Tours GmbH, Öger Türk Tur GmbH ve ATT Touristik GmbH'dan oluşan Öger Grubu, 1997 ve 1998 yıllarında kuba ve Karayip Adaları'na da uçuşlar düzenlemeye başlamasının ardından 1999/2000 sezonunda da Çin ve İspanya'yı da programına aldı.

Vural Öger, 1996 yılında Almanya'dan turist taşıyan Birgen Air'e ait uçağın Dominik Cumhuriyeti açıklarında düşmesinin ardından zor günler geçirdi. Bu olayın kendisine yeni tecrübeler kazandırdığını ve son derece zor günler yaşadığını söyleyen Öger, çoğu Alman vatandaşı olan 189 yolcunun can verdiği kazadan sonra, bir kesim Alman medyasının bu kazayı Türkiye ve Vural Öger aleyhinde kullanmak istediğini düşünmüş ve şu sözleri söylemişti: "O günlerde sanki transa geçmiş gibiydim. Alman dostlarımdan biraz olsun beni anlamalarını, biraz olsun destek vermelerini bekledim."

Berlin Teknik Üniversitesi'nde Mühendislik öğrenimi gördüğü dönemde gençliğinin siyasi faaliyetlerinden uzak kalan Öger, 2-haziran 1967'den sonra politikayla ilgilenmeye başladı. Berlin'de düzenlenen İran Şahı aleyhindeki bir gösteriye tesadüfen karışan Öger, çıkan kargaşada polisten dayak yedi ve ağır şekilde yararlandı. İyileşmesi haftalar alan Öger, tazminat talebiyle dava açtı ve Öger'in avukatlığını 68 kuşağının avukatı ve bugünün İçişleri Bakanı Otto Schily üstlendi.

Bu olayın yaşanmasından 30 yıl sonra Vural Öger, Federal İçişileri Bakanı Otto Schily tarafından Göç Komisyonu'na atanan tek yabancı işadamı oldu. Almanya'nın haftalık ekonomi ve siyasi gazetesi Die Woche, Goethe kadar Nasrettin Hoca'yı da okuyan, klasik müzik kadar Türk halk müziği de dinleyen Vural Öger'i, tam bir liberal, bir dünya vatandaşı olarak tanımladı ve onu okurlarına "Prusyalı Türk" başlığı ile tanıttı. Yazıda, Alman toplumunun içinde Almanlar'dan bile daha sıkı bir disiplin içinde çalıştığı için "Prusyalı" yakıştırması yapılan Öger'in iş hayatındaki başarılarından, özel hayatındaki kaliteli çizgiden övgüyle söz edildi.

Avrupa Parlamentosu Almanya Milletvekili, Türk asıllı Alman Milletvekili ve işadamı Vural Öger, 1915'teki Ermeni Tehcirinde (Ermeni Sürgünü) Osmanlı Hükümeti üzerinde etkili olan Alman görevlilerin de rolü olduğunu savunuyor.

Türk ve Almanları daha yakınlaştırmak için 1998 yılında kurulan Türk-Alman Vakfı'ında önemli rol oynayan Öger, altı dil konuşabiliyor.

Vural Öger, evli ve üç çocuk babası.

Referanslar İnfoturkish.com, Hurriyetim.com.tr, Tempodergisi.com.tr

Dış bağlantılar
  • Vural Öger'in hayatını anlattığı televizyon röportajı


 Bir Türk'ün biyografisi olan bu madde bir taslaktır. İçeriğini geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. Almanya  Bir Alman'ın biyografisi olan bu madde bir taslaktır. İçeriğini geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.  Politikacı ile ilgili bu madde bir taslaktır. İçeriğini geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. dönemin adamı
AlexanderAlexander
→ Başlığın diğer anlamları için III. Aleksander sayfasına bakınız.


Büyük İskender Makedonya kralı, tarihteki en büyük komutanlardan biri Doğumu 20 Temmuz M.Ö. 356
Makedonya Ölümü 10 Haziran M.Ö. 323
Babil

Büyük İskender veya III. Aleksander, (Yunanca: Μέγας ἈλέξανδÏος (Megas Aleksandros)) Makedonyalı İskender olarak da bilinir (20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya - 10 Haziran M.Ö. 323, Babil), M.Ö. 336 - M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük komutanlardan biri. Makedonya kralı II. Filip'in oğlu.

Pers İmparatorluğu'nu yıkarak Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş, Eski Yunan uygarlığının Doğu'ya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür.

Konu başlıkları
  • 1 Gençliği ve tahta geçişi
  • 2 Asya'nın fethi
  • 3 Hindistan'ın fethi
  • 4 İmparatorluğun güçlendirilmesi
  • 5 Ölümü
  • 6 Değerlendirme
  • 7 Ayrıca bakınız
  • 8 Dış bağlantılar
//

Gençliği ve tahta geçişi

II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos'un kızı Olimpias'ın oğlu olan İskender, 13-16 yaşlarında Aristo'dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe, tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip'in Bizans'a (İstanbul) saldırdığı M.Ö. 340'ta Makedonya'yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi, iki yıl sonra II. Filip'in Yunanlılara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması'nda ordunun sol kanadına komuta etti.

II. Filip'in öldürülmesinin (M.Ö. 336) ardından komutanlarca kral ilan edildi. Öncelikle bütün olası hasım ve rakiplerini öldürttü. Babasının sağlığında Asya seferini gerçekleştirmek üzere oluşturulan, Korintos'taki Helen Birliği sinhedrion'da (meclis) bu birliğin hegemonu ve başkomutanı seçildi. Delphoi üzerinden Makedonya'ya dönerken M.Ö. 335 ilkbaharında Trakya'ya girdi. Şipka Geçidini aşarak Triballileri (Triballoi) ezdikten sonra Tuna'nın öbür yakasına geçerek Getaları dağıttı. Ardından batıya dönerek Makedonya'yı istila etmiş olan Hiryalıları yendi. Bu sırada öldüğüne ilişkin söylentiler üzerine Atina'da ayaklanma patlak verdi. Bu ayaklanmanın ardında hem yeni Pers kralı III. Dara'nın mali desteği, hem de Demostenes'in çabaları yatıyordu. Askerlerini günde 30 km gibi o çağa göre çok yüksek bir hızla ilerleterek Yunanistan'a giren İskender, tapınaklar ve şair Pindaros'un evi dışında bütün Teb'i yerle bir etti. Yaklaşık 6 bin kişinin öldürüldüğü, sağ kalanların köle olarak satıldığı bu sindirme hareketi sonunda bütün Yunan Devletleri Makedonya üstünlüğüne boyun eğdi.

Asya'nın fethi Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Dara ile savaşmasını gösteren temsili resim Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Dara ile savaşmasını gösteren temsili resim

Tahta çıkışından beri Pers İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi tasarlayan Büyük İskender, II. Filip'in kurduğu orduyu beslemek ve 500 talente ulaşan borçları ödemek için gerekli kaynakları bulma düşüncesiyle hemen sefer hazırlıklarına girişti. Kral naibi olarak yönetimi Sibon'lu Antipatros'a bıraktıktan sonra M.Ö. 334 ilkbaharında toplam 30 bin piyade ve 5 binin üzerinde süvariden oluşan ordusuyla yola çıktı. Bu ordunun içinde 14 bin Makedonyalı ve Helen Birliği'ne bağlı 7 bin asker yer alıyordu. Silah ve güç dağılımı açısından çok iyi düzenlenen orduya mühendis, mimar, bilim adamı, saray görevlisi ve tarihçiler de eşlik ediyordu.

Homeros'tan aldığı esinle önce İlion'u ( Troya) ziyaret ederek Akhilleus'un mezarına çelenk koyan İskender, Pers ordularıyla ilk kez Granikos Çarpışması'nda karşı karşıya geldi. Bu çarpışmada elde ettiği zafer ona Batı Anadolu'nun kapılanın açtı. Yunanistan'da izlediği politikanın tersine, tiranları sürerek demokrasilerin kurulmasına ön ayak oldu. Ama kentleri fiilen kendisine bağlama yoluna gitti. Karya'daki Miletos (Milet) ve Halikarnassos ( Bodrum) kentlerinin direnişini kırarak yöneticilerini teslim olmaya zorladı.

M.Ö. 334-333 kışında Batı Anadolu'nun fethini tamamladıktan sonra, M.Ö. 333 ilkbaharında Akdeniz kıyı yolunu izleyerek Perge'ye ulaştı. Söylenceye göre Frigya'dan geçerken, Asya'ya hükmedecek kişinin çözebileceğine inanılan Gordion düğümünü kesti. Gordion'dan Ankira'ya (Ankara) yöneldi, oradan da Kapadokya ve Kilikya Kapıları (Kilikiai pilai; bugün Gülek Boğazı) üzerinden güneye indi. Miryandros (bugün İskenderun yakınında) dolayında kamp kurduğunda, Pers hükümdarı III. Dara da Pinaros Çayı (bugün Deliçay) kıyısında savaş düzeni almış bulunuyordu. Bu karşılaşmayı izleyen İssos Çarpışması (M.Ö. 333 sonbaharı) sonunda Dara kesin bir yenilgiye uğradı ve ailesini savaş alanında bırakarak kaçtı.

Büyük İskender aslanla savaşırken Büyük İskender aslanla savaşırken

İskender bu zaferden sonra Suriye ve Fenike'ye doğru ilerledi. Amacı Fenike kıyılarını fethederek Pers donanmasını üssüz bırakmak ve etkisizleştirmekti. Dareios' un barış önerisine karşı, kendisini Asya'nın efendisi olarak tanımasını ve koşulsuz teslim olmasını istedi. Başlangıçta Pers kentlerini kolayca ele geçirmesine karşın, Tiros (bugün Sur) önünde sert bir direnişle karşılaştı. Uyguladığı bütün kuşatma taktiklerine karşın, bu müstahkem ada kenti yedi ay boyunca başarıyla saldırılara karşı koydu. Kuşatma sürerken Dara, ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve Fırat Irmağının batısında kalan topraklan bırakmayı önerdi. Bu olayla ilgili olarak, İskenderun komutanı Parmenion'un "İskender'in yerinde olsam kabul ederdim" dediği, buna karşılık İskender'in de "Parmenion olsaydım, ben de kabul ederdim" biçiminde bir karşılık verdiği anlatılır.

Tiros şiddetli saldırılara daha fazla direnemeyerek M.Ö. Temmuz 332'de düştü. İskender'in en büyük askeri başarısı sayılan bu harekata geniş çaplı bir yağma da eşlik etti. Kentin bütün erkekleri öldürüldü, kadın ve çocukları da köle olarak satıldı. Suriye'yi Parmanion'a bırakarak güneye ilerleyen İskender, Gaza'da (Gazze) iki ay süren direnişe son verdikten sonra İÖ Kasım 332'de Mısır'a girdi ve halk tarafından kurtarıcı olarak karşılandı. Memphis'te (Memfis) kutsal Apis'e kurbanlar keserek firavunların geleneksel çifte tacını giydi. Kışı Mısır'da yönetimi düzenlemekle geçirdi. Mısırlı yöneticiler atamakla birlikte, orduyu Makedonyalıların komutasında tuttu. Günümüzde İskenderiye olarak anılan Aleksandreya kentini kurdurdu. Bazı kaynaklara göre Nil'in taşmasının nedenlerini araştırmak üzere bir keşif grubunu görevlendirdi. Siva'da ünlü bir kahinin, İskender'in Zeus'un oğlu olduğunu ilan etmesi ve Amon Tapınağında Tanrı Amon ile görüştüğü yolundaki söylentiler onun halkın gözündeki tanrısallığını bir kat daha arttırmıştı. Mısır'ın fethiyle Doğu Akdeniz'de kesin denetimi sağlayan İskender, M.Ö. 331 ilkbaharında Tiros'a döndü.

Büyük İskender anıtı, Selanik Büyük İskender anıtı, Selanik

Suriye'ye Makedonyalı bir satrap atadıktan sonra Mezopotamya'ya ilerledi ve temmuzda Fırat kıyısındaki Tapsakos'a vardı. Ninive'yle Arbela (Erbil) arasındaki Gaugamela Ovasında Dara'yla yeniden karşı karşıya geldi ve onu bir kez daha yenerek kaçmaya zorladı (bak. Gaugamela Savaşı). Güneye inerek Babil'i aldı ve Mazayos adında bir Persi satrap olarak atadı. Ardından Susa'ya girdi ve Zagros Dağlarını aşarak İran içlerine yöneldi. Persepolis'te I. Kserkses'in sarayını törenle yaktı. Kserkses'in Yunanistan'da yaptıklarına karşı bir misilleme olan bu hareketle aynı zamanda "öç seferi"nin sona erdiğini gösterdi.

M.Ö. 330 ilkbaharında Media'ya girerek, başkent Ekbatana'yı aldıktan sonra, Yunanlı askerlerin geri dönmesine izin verdi. Pers topraklarını içine alan yeni bir imparatorluk kurmayı ve "Asya'nın efendisi" olmayı amaçlayan İskender, daha doğudaki toprakları ele geçirmeye yönelik yeni bir sefer başlattı. Kısa sürede yerel satraplara boyun eğdirerek Hazar kıyılarına, oradan da Afganistan içlerine ulaştı. Bu fetihler sırasında Makedonyalı ve Pers bileşimine dayalı yeni bir yönetim sistemi oluşturduğundan, eski komutanlarıyla baş-gösteren anlaşmazlıklar giderek derinleşti. Kendisine suikast girişimiyle suçladığı Parmenion'la oğlunu ortadan kaldırarak ordusunu yeni baştan düzenledi. M.Ö. 330-329 kışında Helmand Irmağını izleyerek kuzeye doğru ilerledi. Bu sırada Baktriane satrabı Bessus'un genel bir ayaklanma başlatması üzerine, Hindukuş Dağlarını aşarak karışıklıklara son verdi. Bu harekatı yürütürken Siriderya' ya kadar ilerledi ve burada İskitlerin sert direnişiyle karşılaştı. Başka göçebe halkların da ayaklanmasıyla büyük güçlükler çıkaran bu direnişi ancak M.Ö. 328 sonbaharında bastırabildi.

Davranışlarıyla giderek bir Doğu despotuna dönüşen İskender, Pers hükümdarları gibi giyinmeye ve proskinesis (hükümdar karşısında yere kapanarak selamlama) uygulaması gibi Pers geleneklerini benimsemeye başladı. Bu arada Baktriane prenseslerinden Roksana'yla evlendi. Kendini tanrılaştırmaya giriştiyse de, Makedonyalılar ve Yunanlılarca alaya alınınca bundan vazgeçmek zorunda kaldı. Bir komploya karıştığı gerekçesiyle tarihçi Kallisthenes'i hapse attırması bilgin ve filozoflar arasındaki desteğini yitirmesine neden oldu.

Hindistan'ın fethi Büyük İskender'in Hindistan'ı fethini canlandıran temsili resim Büyük İskender'in Hindistan'ı fethini canlandıran temsili resim

Ele geçirdiği ülke halklarından yeni askerler toplayarak engebeli arazide savaşma yeteneğine sahip yeni bir ordu oluşturan İskender, M.Ö. 327 yazında Hindistan üzerine yürümek amacıyla Baktriane'den ayrıldı. Daha hafif silahlar kullanan piyade birliklerinin yanı sıra ok ve mızrak kullanan süvari birliklerinin yer aldığı bu ordunun asıl savaşçı gücü 35 bin askerden oluşuyordu. Plutarkhos'un bu ordu için verdiği 120 bin rakamının, yedek kuvvetleri, katır ve deve sürücülerini, sağlık görevlilerini, seyyar satıcıları, askerleri eğlendirmekle görevli gösteri gruplarını, kadın ve çocukları da kapsadığı sanılmaktadır. Hindukuş Dağlarını ikinci kez geçen İskender, M.Ö. 326 baharında İndus Irmağı yakınındaki Taksila'ya (bugün Takshaşila) girdi. Hydaspes (bugün Cihelum) ile Akesines (bugün Çenab) ırmakları arasındaki bölgenin hükümdarı Poros'u, Hidaspes Çarpışması'nda yenilgiye uğrattı. Başarısını kutlamak üzere Aleksandreia Nikaia kentini, ayrıca burada ölen atı Boukefalos'un adını verdiği Bukefala (Boukephalia) kentini kurdu. Asya'nın doğusuna doğru yoluna devam etmek için Hifasis (Beas) Irmağına kadar gitmesine karşın, ordusunun ayaklanmak üzere olduğunu görerek geri dönmeye karar verdi.

Hidaspes Irmağı kıyısında 800-1.000 gemiden oluşan bir donanma kurduktan sonra bazı birlikleri karadan yürüterek İndus Irmağı boyunca Hint Okyanusuna kadar ilerledi. Bu arada Hydroates (Ravi) Irmağı yakınlarında Mallilerle girişilen çarpışmada ağır biçimde yaralandı. M.Ö. Ağustos 325'te İndus Deltasının ağzındaki Patala'ya vardı; burada bir liman ve tersane yaptırdı. Dönüş yolculuğu için ordusunun bir bölümü Nearkhos'un komutasındaki gemilerle İÖ Eylül 325'te denize açılırken, kendisi de kıyıyı izleyerek yiyecek sıkıntısı içinde ve çok zor koşullarda Gedrpsia'yı (bugün Belucistan) geçti. Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına basladı.

İmparatorluğun güçlendirilmesi Büyük İskender adına basılmış madeni para Büyük İskender adına basılmış madeni para

Daha Hindistan seferine başlamadan yönetimde kanlı temizlik hareketlerini başlatan İskender, yokluğu sırasında da bu politikayı sürdürerek satraplarından üçte birini değiştirmiş, altısını öldürtmüştü. MÖ 324 ilkbaharında Susa'ya vardığında hazine görevlisi Harpalos'un 6 bin paralı asker ve 5 bin talentle Yunanistan'a kaçtığını öğrendi (Harpalos daha sonra Girit'te öldürüldü). Makedonyalılarla Persleri kaynaştırma politikasına daha çok ağırlık verdiği bu dönemde, Dareios'un kızı Barsine'yle (Stateira olarak da bilinir) evlendi ve komutanlarıyla askerlerini de aynı yolu izlemeye özendirdi. Ama Perslerin ordu ve yönetimde giderek eşit bir konuma yükselmesi Makedonyalıların tepkisini çekmeye başladı. Makedonya'da askeri eğitim gören 30 bin Persli gencin dönüşü, Baktriane, Sogdiana ve Arakhosia gibi Doğu ülkelerinden gelenlerin süvari birliğine, ayrıca Pers soylularının kraliyet muhafız birliğine alınmaları bu hoşnutsuzluğu daha da artırdı. İskender'in Makedonyalı eski askerleri ülkeye geri göndermeye karar vermesi, imparatorluğun güç ve yönetim merkezini Asya'ya kaydırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. M.Ö. 324'te Gpis'te çıkan ayaklanmaya kraliyet muhafızları dışında bütün ordu katıldı. Bunun üzerine İskender bütün orduyu dağıtarak Perslerden yeni bir ordu kurdu ve ayaklanmanın sona ermesinden sonra 10 bin eski askeri armağanlarla yurda gönderdi.

Ölümü İskender'in İmparatorluğu İskender'in İmparatorluğu

Kendisine tanrısal onurlar yakıştıran ve bunu Yunan kentlerine zorla kabul ettiren İskender, MÖ 324 kışında Luristan'da yerel halka yönelik sert bir sindirme hareketine girişti. İlkbaharda Babil'e geçerek bir bölümü uzak ülkelerden gelen elçileri kabul etti. Bu arada Hindistan'la deniz bağlantısını sağlamak için Arabistan kıyılarına yönelik bir sefer için hazırlıklara başladı. Ayrıca Hazar Denizi'nin ötesine bir keşif birliği gönderdi. Babil'de sulama kanalları yaptırmayı ve İran Körfezi kıyılarında yeni kentler kurmayı planladığı bir sırada, uzun bir içkili eğlencenin ardından hastalandı ve on gün sonra daha 33 yaşındayken öldü. Cenazesi önce Memfis'e, oradan İskenderiye'ye götürüldü ve burada altın bir tabuta kondu.

İskenderin ölümünden sonra imparatorluk 4 parçaya ayrıldı. Cassander Yunanistan'a, Creatus ve Antigonos Batı Asya'ya, Seleukos Doğuya, Ptolemy ise Mısır'a hükümdar oldular. Cassander güce olan tutkusunu kısa zamanda göstererek 7 yıl sonra İskender'in annesi Olimpias'ı idam ettirdi. 12. yılın sonunda ise İskenderin karısı Roksana ve imparatorluğun gerçek varisi olan oğlunu zehirlettirdiğinde ise artık İskenderin soyunu tamamen kurutmayı başarmıştı.

Değerlendirme

Genç yaşta ölmesine karşın 12 yıl 8 ay süren hükümdarlık dönemine büyük çaplı seferleri sığdıran İskender'in kurduğu geniş imparatorluk temelde Perslerden kalma yönetim sistemine dayanıyordu. Bununla birlikte yerel satraplara bağlı olmayan tahsildarlardan oluşan merkezi bir vergi toplama mekanizması kurarak yeni bir mali sistemin temelini attığı bilinmektedir. Görevlilerin yolsuzlukları ve yiyiciliği nedeniyle bu sistemi iyi işletememekle birlikte, sikke çıkarma hakkını tekeline alarak ve Pers hazinelerinde birikmiş gümüş ve altını para biçiminde piyasaya sürerek bütün Önasya'da ve Akdeniz'de ticaret ve para ekonomisini geliştirdiği söylenebilir.

Öte yandan İskender'in yeni kentler kurması (Plutarkhos bu kentlerin sayısının 70'in üzerinde olduğunu söyler) Yunan yayılmasında yeni bir dönem açtı. Askeri birer üs olarak kurulan, ama zamanla birer kültür ve ticaret merkezine dönüşen bu kentler Eski Yunan etkisinin Hindistan'a kadar yayılmasında önemli rol oynadı. Bu arada Pers-Makedonya karışımıyla yeni bir ırk yaratma girişimi sonuçsuz kaldıysa da, Yunan kültürüne yatkın, ama Doğu'ya özgü yeni bir soylu sınıfı ortaya çıktı.

Kendisini ve askerlerini en güç işlere yöneltmeyi başaran güçlü bir irade ve yetenekle esnek bir düşünce yapısını birleştiren İskender, koşullar gerektirdiğinde geri çekilmeyi ve değişiklikler yapmayı bilen bir kişiydi. Düş gücü ve romantizmi kendisini Herakles, Akilleus ve Diyonizos gibi kahramanlarla özdeşleştirmesine yol açacak ölçüde güçlüydü. Çabuk öfkelenme, acımasızlık ve inatçılık gibi özellikleri uzun seferlerde daha çok ortaya çıkıyordu. Güvenmediği kişileri hiç sorgulamadan öldürmekten çekinmemesine karşın, adamları onun peşinden gidiyor, ona bağlı kalıyor ve güçlüklere katlanıyordu.

Dünyanın en büyük askeri dehaları arasında sayılan İskender, değişik kuvvetleri bir arada kullanmada ve düşmanın yeni savaş biçimlerine yeni taktiklerle karşı koymada son derece ustaydı. Yaratıcılığıyla, savaşın sonucunu belirleyecek fırsatları değerlerdirmeyi çok iyi bilirdi.

İskender'in kısa süren hükümdarlığı, Avrupa ve Asya tarihi açısından önemli bir dönüm noktası sayılır. Seferleri ve bilimsel araştırmalara merakı, coğrafya ve doğa tarihi gibi konulardaki bilgilerin gelişmesine katkıda bulunmuş, ayrıca büyük uygarlık merkezlerinin geliştirdiği bilgi birikiminin ortak bir potada kaynaşmasına zemin hazırlamıştır. Siyasal açıdan olmasa bile, ekonomik ve kültürel açıdan Cebelitarık'tan Pencap'a uzanan, ticarete ve toplumsal ilişkilere açık bir imparatorluk kurduğu ve ortak sayılabilecek bir uygarlığa ve bir lingua franca{*) olarak Yunan Koine lehçesine dayalı yeni bir dünya meydana getirdiği söylenebilir.

Sonuçta İskender kendisinin Herakles'in soyundan geldiğini benimsemesi ve kendisini tanrısallaştırması onun halkın gözündeki büyüklüğünü ifade etmekteydi. Temsil edilen figürlerinde bile kendisini Amon gibi koç boynuzu ile, Herakles gibi Aslan başlı postuyla göstermektedir.

Ayrıca bakınız
  • Büyük İskender'in yazınsal mirası
  • Gordion Düğümü

Dış bağlantılar

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

   

Wikimedia Commons'da Büyük İskender ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunmaktadır.

   

Özdeyişlerde Büyük İskender ile ilgili bilgi bulunmaktadır.

  • Büyük İskender hakkında İngilizce zengin makale kaynağı- livius.org
  • Lysimachos.com - Articles about Alexander




(C) 2007 guncel-haber.com - Hakkımızda - İletişim

Bu haber sayfasında Alman Gazetesi: Öğer Tours'un Satışı Yarın Gerçekleşecek başlıklı Ekonomi Haberi özeti yayınlanmaktadır. Tam haber metnini http://www.gazeteport.com/ssLINK/GP_270861 adresinden görebilirsiniz.
Sitemizdeki tüm haberler, gazeteler ve haber sitelerine ait RSS servislerinden alınmıştır.